Suriye'deki savaşta 15 yaşındayken sırtından vurulup belden aşağısı felç kalan Adnan, tedavi için geldiği Lübnan'da hayata yeniden tutundu ve engelliler için düzenlenen maratonda üçüncü oldu.
"Kim, Allah yolunda öldürülürse o şehîddir. Kim Allah yolunda ölürse o şehîddir. Kim taun hastalığından ölürse o şehîddir. Kim karın hastalığından ölürse o şehîddir. Kim suda boğulursa o şehîddir."
Suriye'de çalıştığı taş fabrikada iş kazası sonucu büyük oranda görme kaybı yaşayan 7 çocuk babası Sami Yusuf Ahmed, ülkesindeki savaş nedeniyle sığındığı Türkiye'de çobanlık yaparak geçimini sağlıyor.
Suriye'de 1 yıl önce rejim güçlerine ait savaş uçaklarının düzenlediği saldırıda evlerine bomba isabet etmesi sonucu eşini kaybeden ve yaralanan 4 çocuğuyla Hatay'ın Reyhanlı ilçesine sığınan Suriyeli Atiye Ali, çocuklarının sağlıklı bir evde yaşaması için kendisine uzanacak yardım elini bekliyor.
İHH İnsani Yardım Vakfı Suriye Çalışmaları Hatay Ofisi Basın Danışmanı Burak Karacaoğlu, Halep'te yaşayan halka acil un, konserve ve kuru gıda malzemeleri ile bebek paketi, süt gibi yaşam malzemelerinin ulaştırılması gerektiğini bildirdi.
Suriye'de 5 yılı aşkın süredir devam eden iç savaş yüzünden, geride 7 çocuklarını bırakarak 16 yaşındaki en küçük çocuklarıyla Türkiye'ye sığınan Ahmed çifti, maddi imkansızlıklar yüzünden Gaziantep'te terk edilmiş vaziyetteki bir kamyon kasasında yaşam mücadelesi veriyor.
Suriye'de 5 yıl önce başlayan iç savaş öncesi kadar orta halli bir yaşam süren Abbud ailesinin hayatı, evlerine isabet eden bombayla tamamen altüst oldu. Bombanın vurduğu evlerinde en büyük çocuklarını kaybeden aile, en küçüğü 3 yaşındaki 5 çocuğu, yaşadıkları travmanın etkisiyle konuşma yetilerini kaybetti.
Türkiye’deki kalkışmanın engellenmesi, çıkarcı ve gerçekçi İngiliz diplomasisini, bölgede kendisiyle buluşma zemini en sağlam olan Türkiye ile yakın ilişkiler geliştirmenin yollarını aramaya sevk etti.
Uhud dağının eteklerinde müşriklerle yapılan ikinci savaşta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Müslümanlara arkadan gelebilecek saldırıyı önlemek amacıyla dağın eteklerine okçuları yerleştirmiş ve kendisi emir verene kadar bu tepeyi terk etmemelerini söylemişti.
Uzun süre hizmette bulunan bâzı şahıslarda zamanla hizmete karşı bir doygunluk duygusu oluşur ki bu durum, hizmet ehli adına bir tehlike başlangıcıdır. “Artık yeter” duygusu, kişiyi dünyaya çeken bir nefs fısıltısıdır. Bu vaziyet, insanın kendi eliyle kendisini tehlikeye atma gafletinden başka bir şey değildir.