Allâh yolunda ve O’nun rızâsı istikâmetinde yapılan hayırların gerçek bereketi, niyet ve ihlâsa göredir. Önemli olan, amellerin ihlâs ve takvâ ile îfâ edilmesidir. Zîrâ Allâh Teâlâ, kendi rızâsı istikâmetinde yapılan en küçük bir hayra bile çok büyük bereketler ihsân eyler.
Bir kalbin, nefsin hoyratlığı içinde fânî menfaatlerin ihtiraslarıyla dolması ne kadar acıdır! Bu hâl, mûtenâ bir mücevher mahfazasını çer-çöple doldurmaktan farksızdır. Çöpe atılmış bir pırlanta ne kadar talihsiz ise, liyâkatsiz bir elin haksız malı olmak ne kadar hazin ise; Cenâb-ı Hakkʼa tahsis edilmesi gereken kalp cevherini süflî arzular mezbeleliğinde kaybetmek de, en fecî ziyanlıktır!..
Dertli, garip, yalnız ve kimsesize merhamet ve infakla sahip çıkılan bir toplumda; hiçbir siyasetçinin, sosyoloğun, psikoloğun temin edemeyeceği bir kardeşlik iklimi oluşur. Gönüller rahmet taşırır. Yürekler, bîçârelerin sığınak ve barınağı olur…
Osmanlı'da Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde memleketin her tarafında, her karış toprağında adâlet, hak ve hukuk hâkim durumda idi. İşte bunu kanıtlayan canlı bir hikaye...
Yalnızca ibadet zamanlarında değil, hayatın her safhasında kalp Cenâb-ı Hakʼla beraber olmalıdır. Fânîlik hissiyâtı içinde yaşanmalıdır.
Allah yolunda öldürmek günahlara kefaret olur mu?
İnsan, hakka ve hakîkate mütemâyil olarak yaratılması sebebiyle, meçhûle rızâ göstermez. Dâimâ hakîkati merak edip araştırarak mâlûmun peşinde koşar. Zira bilmediği ve bilemeyeceği şeyler onu rûhen muzdarip kılar.
İslâm, Allâh’ın bütün insanlığa gönderdiği barış ve selâmet dînidir. Peygamber Efendimiz de Cenâb-ı Hakk’ın bütün âlemlere hediye ettiği bir Rahmet Peygamberi’dir.
Rasûl-i Ekrem -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz muhtelif tâlimat, tavsiye ve tatbikatlarıyla esirlere iyi davranılmasını istemiş, onlara eziyet ve işkence edilmesini yasaklamıştır. Kendisinden bilgi almak için bile esire baskı yapılmasının uygun olmadığına işaret etmiştir.[1]
Şunu diyebiliriz ki, İslâm, baştan sona terörle mücâdeledir. İslâm’da kan dökmek ve toprak almak için savaşmak, toprağı kanla sulamak yasaktır, haramdır. Kılıç, ancak zulmü kaldırmak ve hidâyetlere vesîle olabilmek için kullanılır. Bu gâyeye hizmet etmeyen bir kılıç, ancak bir demir parçasıdır.