Ümmü Hallâd’ın (r.anha) Hayâ ve Tesettür Hassasiyeti
Ümmü Hallâd’ın (r.anha) oğlunun şehâdeti karşısındaki tavrı, hayâ ve tesettür hassasiyetiyle örnek bir Müslüman kadının duruşunu ortaya koyuyor.
Ümmü Hallâd, Medîneli hanım sahâbîlerden biriydi. Oğlu Hallâd’ı yahûdîlerle yapılan Benî Kurayza Gazvesi’ne göndermişti.
ÜMMÜ HALLÂD’IN (R.ANHA) ÖRNEK HAYÂ VE İFFET HASSASİYETİ
İslâm askerlerinin geri dönmekte olduğunu, bu arada Hallâd’ın da şehîd düştüğünü öğrenen bâzı müslümanlar, Ümmü Hallâd’ın evine koşup oğlunun başına geleni haber verdiler. O İslâm kadını, başörtüsünü alıp Rasûl-i Ekrem’e oğlunun âkıbetini sormak üzere koştu. Onu başörtüsüyle gören biri hayretle:
“–Hallâd öldü; sen hâlâ başörtüsüyle duruyorsun!” dedi.
Ümmü Hallâd, bir İslâm kadınının hayat görüşünü ve düşünce tarzını ortaya koyan şu müthiş cevâbı verdi:
“–Hallâd’ı yitirdiysem, hayâmı da yitirmedim ya!”
Ümmü Hallâd’ın bu cevâbı Peygamberimiz’e iletilince, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Hallâd için iki şehîd sevâbı vardır.” buyurdu.
“–Niçin yâ Rasûlâllah?” dediler.
“–Çünkü onu kitap ehli olan (yahûdî)ler öldürdü.” buyurdu. (İbn-i Sa’d, III, 531; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Gâbe, II, 140)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!