Osman Nuri Topbaş

Allah Katında Üstün Olmanın Yolu

Şeyh Sâdî buyurur: “Bir insanda bir kalıp, kıyafet görüyorsun. Adamlık, o kalıpla değildir. İnsanlık, âlicenaplıkladır. Sûret yeterli değil, asıl sîret lâzımdır. İnsan, fazîlet ve olgunluk sahibi olmalıdır. Fazîletli ve olgun olmadıktan sonra, kırmızı mavi boyalarla duvarlara yapılan sûretlere de adam demek îcâb eder. Bir insanda fazîlet ve hüner, kerem ve ihsan olmadıktan sonra, o adamla duvarlardaki resimler arasında ne fark vardır?”

Medine'de Yazdığı Naatle Karşılanan Şair

Peygamberimizin "Onu naatiyle karşılayın" dediği şair...

İstanbul’da Defnedildi, Mezarı Medine’den Çıktı

İstanbul’da defnedilip mezarı Cennet’ül Baki’de çıkan hattatın ibretlik hikayesi...

Yavuz Sultan Selim'in Kardeşine Sevgisi

Yavuz, Sultan Selim mâlûm ve meş­hur celâdetine rağmen, aynı zamanda çok hassas ve ince ruhlu bir insandı. Devletin bekàsı için  kardeşi Korkut’u bertaraf etmeye mecbur kalmış ve ardından şu sözleri söylemişti...

Yavuz Sultan Selim'in Gerçek Niyeti Neydi?

İslâm Vahdetini Tesis Eden Eşsiz ve Çilekeş Cihangir, Hâdimü’l-Harameyni’ş-Şerîfeyn Yavuz SultAn Selîm Han (1470-1520) kimdir? İşte kendi ağzından cevabı...

Kısaca Tasavvuf Nedir?

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi tasavvufu yakaşık 2 dakikada özetliyor. Tasavvuf hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz.

Şâh-ı Nakşibend Hazretleri'nin Hizmet Anlayışı

Büyüklerin hayatındaki, Hak yolunda infak ve hizmet fazîletine dâir ideal davranışlar, bizler için güzel bir nümûnedir.

Evliyalar, Alimler, Arifler Şehri

Ta­rihte; ilmi, tâkvâsı, merhameti, vakarı ve hilmi ile meş­hur olan Bâ­ye­zîd-i Velî, ulemâ ve evliyâya çok hürmet gösterirdi. Onun bu is­ti­kâ­mette kullandığı husûsî bir bütçesi vardı. Bununla ilim ve irfân erbâbını eser vermeye teşvik ederdi. Sul­tân’ın bu himâyesi, İstanbul’u bir ulemâ şehri hâline getirdi.

Ubeydullah Ahrâr Hazretleri'nin Hizmet Ufku

İslâm ahlâkının esâsını, Cenâb-ı Hakk’a aşk ve ihlâs ile yönelişte; bu yönelişin en mühim nişânını da hiç şüphesiz “hizmet”te bulu­ruz. Zîrâ «hizmet eden himmete nâil olur» düstûrunca hizmet, gönülleri ilâhî zirvelere ulaştıracak müstesnâ ve ulvî bir basamaktır.