Küçük yaşta Kur’ân’ı hatmetmeye başlayan Bâyezîd-i Bistâmî Hazretlerinin gece namazlarına nasıl başladığı anlatan hikâyeyi istifadenize sunuyoruz.
Yüce Rabbimiz, mü’minlerin tek bir yürek gibi birlik ve beraberlik hâlinde olmalarını emretmektedir. Bu husustaki emrini önceki peygamberlere de vahyetmesi[1] hem insanoğlunun dâimâ tefrikaya düşme zaafıyla mâlûl oluşunu hem de tefrikanın toplum hayâtı için ne tehlikeli bir hastalık olduğunu beyân etmektedir.
Bizler, hem Müslüman kardeşlerimiz için duâ etmeli, hem de onlardan duâ talebinde bulunmalıyız.
Sultan 2. Abdülhamît’i tahttan indirildiğini tebliğ için parlamentoca seçilmiş bulunan dört kişilik hey’ete ısrarla Selânik mebûsu yahûdî Emanuel Karassou kendisini de dâhil ettirmiş bu duruma sultan da içerlemiştir.
Sahâbedeki gönül terbiyesi, nasıl bir eğitim sisteminin eseridir? Bu terbiyeyi, bugün hangi pedagog, hangi psikolog verebilir?
İlim, hikmet ve irfan arasında nasıl bir irtibat bulunmaktadır?
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, Hazret-i Ali'nin (r.a.) “üç kişiden sakın” sözünden bahsediyor.
Hazret-i Mevlânâ, Hak yolunda aşk ateşiyle yanan, susuzluğu devamlı şiddetlenen, kanmayan, her ân vuslat iştiyâkı ile çırpınan ve coşan, mest ve meclûb bir gönüldür.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, zamanın Âhret saâdeti için en kıymetli sermâye olduğundan bahsediyor.
Önceleri koyu karanlıklar içinde yaşayan Câhiliye toplumu, Efendimiz’in irşâdıyla “gerçek bilenler” hâline geldi. Geceler gündüze döndü. Kışlar bahar oldu. Tefekkür gelişti. İnsan vücûdunun bir damla sudan, kuşun ufak bir yumurtadan, ağacın ve meyvelerin yok denecek kadar küçük bir çekirdekten meydana gelişleri ve emsâlleri üzerinde derin tefekkürler başladı… Hayat, Allah rızâsına endekslendi. Merhamet, şefkat ve hakkı tevzîdeki derinlik zirveleşti.