Hazret-i Osman (r.a.), gerçek bir mü’minin altı çeşit korku içinde olduğunu açıklıyor.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, âyet-i kerimede bahsedilen cehennemliklere sorulacak iki soruyu anlatıyor.
Allahüteala Kur'ân-ı Kerim'de her ayetle bizi tefekküre davet ediyor.
Kur’ân-ı Kerîm, modern ilmin daha yeni keşfedebildiği birtakım orijinal bilgiler vermektedir.
İnsanın en zor terk edebildiği kötü huy, enâniyet, yani benliktir. İnsan dâimâ benliği sebebiyle nefsinin esiri olur ve hep kendisini haklı görür. Benlik sahibi kimse, başkasının kusurlarını ortaya dökerek kendine imtiyaz tanıma derdindedir. Onun için gıybet etmekten zevk alır. İblis misâli, kibir ve ucub sergiler. Kendisini hata ve kusurlardan uzak görür. İlâhî îkazlara karşı âdeta bir muâfiyet duygusu içinde yaşar. Bu ihtarların onu da içine aldığını aklının ucundan bile geçirmez. Onun içindir ki tasavvufun en ağır ve ciddî meselesi, insanın içindeki enâniyeti/egoizmi bertaraf edebilmektir.
Ashâbın en mühim meşgûliyeti, Allâh’ın kitâbını anlamak, öğrenmek, hikmet tecellîlerine nâil olabilmek ve muktezâsınca amel etmekti. Hayâtın lezzetini Kur’ân’ı tekrar tekrar okumak, dinlemek ve yaşamakta buluyorlardı.
Hac Sûresi’nde beyan buyrulan “…Gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.” (el-Hacc, 46) âyet-i kerîmesinde, “görmek” fiilinin kalbe izâfe edilmesinin hikmeti...
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- komşu hakkına îtinâ gösterilmesini arzu ederlerdi.
Peygamber Efendimize (s.a.v) layık bir ümmet olmaya çalışıyor muyuz? Kendi nefsimizi muhasebe ediyor muyuz? Müslüman olarak İslam'ın emrettiği gibi miras hukukuna, aile yaşantısına, ibadet hayatımıza ne kadar dikkat ediyoruz? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi İslam'ın bizden istediği müslüman profilini anlatıyor...
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kaleminden Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) anlatan müstesna bir eser; "En Büyük Nimet" çıktı.