Münâfıkların fitne ve fesatları netîcesinde vukû bulan İfk Hâdisesi’nde uzun müddet sıkıntı ve meşakkatlere mâruz kalan Allâh Resûlü, hanımlarından Zeyneb bint-i Cahş ve Hazret-i Âişe’nin câriyesi Berîre (r.a.) ile istişâre etmiş, onların Âişe vâlidemiz hakkındaki fikirlerini sormuştu. İkisi de hüsn-i şehâdette bulundular.
Peygamber Efendimiz’in hayâtı, insanoğlunun başına gelebilecek hemen hemen her hâdise için örnek alınabilecek davranış güzellikleriyle doludur. Yeter ki, O’nu yakından tanıyıp, Sünnet-i Seniyyesi muhtezâsınca yaşama gayreti içinde olalım.
Cenâb-ı Hak mü'minleri, en fecî hastalık olan Hak’tan gâfil kalmaktan sakındırır, kullarına yakınlığını ve her an onlarla beraber olduğunu buyurur.
Peygamber Efendimizin bir sahabiye öğrettiği kaideler...
Allâh Resûlü’nün gece-gündüz, dar vakitte-rahat zamanda, savaşta-barışta dâimâ “ihsân” hâli üzere bulunduğunda en ufak bir şüphe yoktur. Zira Peygamber Efendimiz hayatı boyunca ihsân şuurunun en güzel örneklerini vermiştir.
Fahr-i Kâinât Efendimiz tedbîrini alır, sonra da Allâh’a tevekkül ederdi. Cenâb-ı Hak, kendisini muhâfaza etmeyi va’dettikten sonra ise hiçbir endişe duymadan Allâh Teâlâ’ya tevekkül etmiştir.
Allâh Teâlâ, kulunun iyiliğini, ondan daha iyi bilir. Bu sebeple en selâmetli yol, ilâhî takdîre râzı olmak ve her hâlükârda şükredebilmektir.
Peygamberlerin en mühim vasıflarından biri olan “sıdk/sadâkat”, sözde ve özde doğruluk, ihlâslı ve samîmî olmak demektir.
Osmanlı devrinde kudsî beldelere gösterilen hürmet hayran bırakıyor. Osmanlı'nın Harameyni’ş-Şerîfeyn’e gösterdiği hürmeti anlatan güzel bir örnek...
Osmanlı’da pâdişahlık alâmeti nedir? Padişahlık nasıl gerçekleşirdi? İşte cevabı...