cahil

Müslüman Nasıl Konuşur?

Müslüman nasıl konuşmalı, üslubu nasıl olmalı, konuşurken nelere dikkat etmeli?

Zavallı Bir Cahil, Günahkâr Bir Bilgiliden İyidir

Şeyh Sâdî buyurur: “Yoldan çıkmış zavallı bir câhil, günahtan çekinmeyen bilgili kimseden daha iyidir. Çünkü câhil, körlüğü sebebiyle yoldan çıkmıştır. Bilen kimse ise iki gözü gördüğü hâlde kuyuya düşmüştür.”

Kur'ân Mucizesinin Canlı Misali

Onlar, aklın, rûhun ve nefsin ulaşabileceği son noktaya ulaştılar. Nefs-i emmârenin şerrinden kurtulup nefs-i kâmileye nâil oldular. Nefislerini sorgulayan insanlar hâline geldiler. Nefsânî arzularını körelttiler, fıtrattan gelen ulvî istîdatlarını tekâmül ettirerek “Hakk’a vuslat” yolunda mesâfe aldılar. Vahşî, bedevî insanlar, melekler misâli latîf bir hâle büründüler.

Hz. Peygamber'in Cahil ve Görgüsüz Kimselere Muamelesi

Peygamber Efendimiz'in yanına gelen cahil ve görgüsüz bir kimseye karşı gösterdiği hoşgörülü muamele her Müslümanın örnek alması gereken güzel bir ahlakı işaret ediyor bize.

Gıpta Edilecek İki Kişi

İslâm, cehâletin her çeşidini reddetmiş ve kınamıştır. Çünkü cehâletin her türünde küfür ve isyandan bir hisse vardır. 

Dört Maddede Din ve Dünya Selameti!

Hazret-i Ali (r.a.) dört şey devam ettiği müddetçe din ve dünya, huzur ve selâmetle ayakta duracağını anlatıyor.

Peygamberimizin Kendisini Taşlayanlara Duası Ne Oldu?

Taif... Peygamber Efendimizin putperestler tarafından taşlandığı belde. Peki Peygamberimiz bu elim hâdise karşısındaki tavrı ne olmuştu?

Marifet Yolunun Muhafızları

Tarih boyunca zaman zaman zahirî ilim erbâbı ile gönül terbiyecileri olan irfân ehli arasında bazı konularda anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır. Ancak tasavvufî terbiyede kemâl noktasına ermiş gerçek ârifler ile ilmin hakikatine vâkıf olmuş hakiki âlimler arasında bir çekişme olmamıştır. Çekişme ve didişmeler çoğu kez kendini âlim zanneden câhillerle, kendini sûfî zanneden kaba softalar arasında olmuştur.

Cengâverler Sultânı Osman Gâzi

İ‘lâ-yı kelimetullâh yolunda muhteşem bir cihan devletinin temelini atan cengâverler sultânı[1] Osman Gâzi'nin (1258-1326) hayat hikâyesi.

Dünyayı Ahirete Tercih Eden Kişi

Dünyayı âhirete tercih etmek; geçici olanı kalıcı olandan, damlayı deryadan, çer-çöpü pırlantadan kıymetli görmek gibi, hazin bir hamâkattir. Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleriʼnin buyurduğu üzere, bu hamâkate dûçâr olanların en bâriz vasıflarından biri “cehâlet”tir.