Altınoluk dergisi

Peygamber Dili

Anne ve baba, Peygamberlerin dilini kullanırsa Allah’ın yardımını görür. Hoca da öyledir, muallim de. Yolumuz onların yolu olduğuna göre metodumuz da onların metodu olmalıdır.

Safvan İbni Assal (r.a.) Kimdir?

Safvân Bin Assâl (r.a.) Efendimiz’in; “ilim öğrencisi hoş gelmiş” iltifatına mazhar bir sahâbî! Mest üzerine meshetmek hadis-i şerifini rivayet eden bir ilim eri! Seferde ve hazarda Efendimiz’in mübarek ellerine abdest suyu dökerek hizmetlerinde bulunan bir bahtiyar.

Peygamberimizin, Muaz Bin Cebel'e Dua Tavsiyesi

Îman, Kur’ân ve Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bizim en büyük mânevî servetimiz.

Asr-ı Saâdet'te Psikolojik Sorunlar Var Mıydı?

İnsanoğlu, îman anahtarı olan rûhânî tefekkürden uzaklaştıkça, kendisine bahşedilmiş olan nîmetleri, ilâhî bir lûtuf olarak değil de tabiî bir hakkı olarak görmeye başlar. Bu ise insanı, üzerindeki sayısız nîmetleri görebilme hususunda âdeta âmâ kılar.

Selefe Saygı

İslam, geçmişi hayırla yad etmeyi emreder. Bu yüzden selefe saygı ve hürmet göstermeli, kıdem haklarını etmeliyiz.

İngiliz İşgalinden İki Bağımsız Devlete

İngiltere’nin 1800lü yıllarda istila ettiği Hindistan’da işgal karşısında gösterilen iki farklı duruş...

Ey Kendisine Aşık Olan Nefsim

“Ey kendisine âşık olan nefsim” cümlesini okur okumaz, aklıma düştü selfi çekimlerimiz. İnsanın kendini kendi elleriyle resimlemesi, bir başka gözden bakar gibi kendini göz bebeği eylemesi garip bir duygu. Selfi çekimlerine bakılırsa, “kendi kendini resimlemek” gizli ama yaygın bir ihtiyaçmış. Bu yaygın davranış, aynada kendini aramak gibi kadim bir köke dayanıyor olsa gerek. Kayda değer bir veri. Küçümsenemez bir işaret.

Ölüm Tefekkürü Nasıl Yapılır?

Tefekkür-i mevte devam etmek pek mühim ibâdetlerdendir. Ölümü anmağa devam edenin kalbinde, dünyaya karşı olan meyl-i muhabbet azalır. Dâimî olarak tefekkür eden, dünyanın, değer verilmeyecek bir mekân olduğunu yakînen bilir. Bu bilgi kendisinden hâsıl olunca, dünyaya değeri kadar önem verir.

Ümmetin Gençlerine Görev ve Hedef

Yeni hicri yılda ve yeni eğitim-öğretim dönemi başlangıcında ümmetin ve din tahsili yapan kızlı-erkekli gençlerin, “görev ve hedef” açısından kendilerini ciddi bir sorgulamaya tabi tutmaları, anılan hedeflere yönelik olarak kendi kalite ve birikimlerini arzu edilen ölçüler çerçevesinde artırmanın yollarını arayıp bulmaları, daha fazla ertelenemez acil bir sorumluluk olarak gündemdedir.

Din Afyon Mu Aksiyon mu?

Yazının başlığı Müslüman okuyucuya tuhaf gelebilir. Özellikle insan aklını ve gönlünü esir alan bütün hurafe ve batıllara karşı bir başkaldırı ve direnişi temsil eden İslamiyet için öyle bir soru abestir. Esasen bütün peygamberlerin mücadelesi; baskı, zulüm, sömürü ve istismara karşı direnme şeklinde özetlenebilir.