Suriyeli Küçük Sidra'ya Türk Hekimler Yetişti

Suriye'de bombalı saldırı sonucu görme yetisini kaybeden 5 yaşındaki Sidra Muhammed, Türkiye'de yapılan ameliyat sonrası tek gözüyle az da olsa görmeye başladı.

Suriye'de, Beşşar Esed rejiminin düzenlediği bombalı saldırıda görme yetisini kaybeden 5 yaşındaki Sidra Muhammed, Hatay'da yapılan ameliyat sonrası tek gözüyle az da olsa görmenin mutluluğunu yaşıyor.

Hama kentinde 2015'te rejim güçlerinin gerçekleştirdiği hava saldırısı sonrasında atılan bombanın ortaya çıkardığı basınç dolayısıyla iki gözü görmemeye başlayan Sidra'nın, Hatay Yardımlaşma Derneğinin (HAYAD) sağladığı destekle kentteki özel bir hastanede yapılan ameliyatı başarıyla sonuçlandı.

Karanlık dünyası yeniden aydınlanan küçük kızın babası Abdulrezzak Muhammed (35), yaptığı açıklamada, saldırıda annesi ve kız kardeşini kaybettiğini söyledi.

Saldırıda gözlerinden yaralanan kızının ilk tedavisinin ise ülkesindeki bir sahra hastanesinde yapıldığını ifade eden Muhammed, bundan sonuç alınamadığını belirtti.

Kızının yeniden görmesi için elinden geleni yaptığını dile getiren Muhammed, şöyle konuştu:

"Sidra'nın durumunu gördükçe kahroluyorduk. Ülkemizde de sağlık alanındaki imkanlar kısıtlıydı. Hama'da saldırılar artınca eşim ve iki çocuğumla 2 yıl önce Hatay'a geldik. Burada Hatay Yardımlaşma Derneği ekibi bizlere yaptığı yardım sırasında kızım Sidra'yı gördü. Bana kızımın görmesi için yardım edeceklerini söylediler. Onların desteğiyle kızım ameliyat edildi. Allah'a şükürler olsun, Türk doktorlarının yaptığı ameliyatla yeniden görmeye başladı. Kızım önceden göremediği için yürüyemiyor, koşamıyor, oynayamıyordu. Şimdi bunların hepsini yapabiliyor. Kızımın koşarak beni sarması ve öpmesi her şeye bedel."

Muhammed, doktorlara ve kendilerine destek olan dernek yetkililerine teşekkür etti.

"DAHA DA İYİ GÖRMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ"

Çocuğun tedavisini üstlenen göz hastalıkları ve cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Cengaver Tamer de yaptığı muayenede, küçük kızın sağ gözünü tamamen kaybettiğini belirlediklerini anlatarak, "Sol gözünde ise Suriye'de yapılan ameliyatta korneanın iç tabakasına zarar verildiğini ve gözün arkasında görmesini engelleyen bir tabaka olduğunu tespit ettik." dedi.

Gerçekleştirilen zorlu ameliyatla çocuğun sol gözündeki tabakayı belirli oranda temizlediklerini bildiren Tamer, şunları söyledi:

"Sidra'nın gözlerinin, muhtemelen 'blast etkisi' dediğimiz, patlamayla şok dalgalarının oluşturduğu etkiye maruz kaldığını düşünüyorum. Gözün dokuları çok hassastır, bu tür travmalara karşı ağır cevaplar verebilir. Ameliyat sonrası Sidra'nın görmeye başladığını fark ettik. Şimdilik en azından yakın mesafeleri, el hareketlerini, cisimleri algılayarak, bunlarla temas edebildiğini gördük. Sidra'nın gözündeki tabakalar tam olarak temizlenemedi. Birkaç haftaya kadar yeniden bir ameliyat daha gerçekleştireceğiz. Daha iyi görmesi için elimizden geleni yapacağız."

HAYAD Başkanı Rahmi Vardı ise Sidra'nın durumunu öğrendiklerinde hemen harekete geçtiklerini ve görmesi için çare aramaya başladıklarını belirtti.

Araştırmaları sonucu Sidra'nın Hatay'da ameliyat edilebileceğini öğrendiklerini kaydeden Vardı, "Ameliyattan sonra doktorumuz, onun tepkilerini ölçmek için bazı hareketler yaptı. Çocuğumuz korkudan gözünü açamıyordu. Kısa zamanda buna alıştı ve ilk kez hastanede tek başına yürümeye başladı. Çocuğumuzun yaşadığı mutluluk, bizleri dünyanın en mutlu insanı yaptı." diye konuştu.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.