'sepetçi Ömer Dede' Öğrencilerle Buluştu

Avrupa'daki okullar için oluşturulan "eTwinning" topluluğuna katılan Samsun'un Çarşamba ilçesindeki Dikbıyık İlkokulu, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılması için hazırlanan projeye ortak oldu.

Avrupa'daki okullar için oluşturulan "eTwinning" topluluğuna katılan Samsun'un Çarşamba ilçesindeki Dikbıyık İlkokulu, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılması için hazırlanan projede, tanıtımını yapmak için fındık sepeti örücülüğünü seçti.

Okuldaki öğrencilerin fındık sepeti örmeyi öğrenmeleri için harekete geçen okul yönetimi, ilçedeki son sepet ustalarından 85 yaşındaki Ömer Aydın'ın kapısını çaldı.

Öğrencilerin, "Ömer dede" dediği Aydın, proje kapsamında önce okula giderek öğrencilere sepet örmenin inceliklerini anlattı. Daha sonra sınıf öğretmeni ve proje koordinatörü Esra Yılmaz gözetiminde Ömer dedeyi evinde ziyaret eden öğrenciler, sepet örme dersi aldı.

"AMAÇ BURADA HEM ÜLKEMİZİ VE KÜLTÜRÜMÜZÜ DÜNYAYA TANITMAK"

Dikbıyık İlkokulu Müdür Yardımcısı Yahya Bayçelebi yaptığı açıklamada, eTwinning topluluğuna ortak olduktan sonra "Unutulan El Sanatlarımız" projesine dahil olduklarını söyledi.

Projede Arnavutluk, Bulgaristan, Arjantin gibi ülkelerin de yer aldığına işaret eden Bayçelebi, "Amaç burada hem ülkemizi ve kültürümüzü dünyaya tanıtmak, hem de çocuklarımıza unutulmakta olan el sanatlarını hatırlatmak. Ülkemizde 7 bölgeden üçer okul olarak projeye katıldığımızı düşünürsek 21 el sanatını tanıtmış olacağız." dedi.

Bayçelebi, İznik'te çinicilik, Mardin'de bakır işçiliği, Kocaeli'de Hereke halı dokumacılığı, Erzurum'da ehram dokumacılığı, Bartın'da tel kırma gibi birçok el sanatının öğrencilere öğretileceğini aktardı.

Dikbıyık İlkokulu sınıf öğretmeni ve proje koordinatörü Esra Yılmaz, projede 22 öğrencinin yer aldığını ifade etti.

Türkiye'de başlatılan projeye kendilerinin de ortak olduğunu belirten Yılmaz, şunları dile getirdi:

"İlçede fındık üretildiği için fındık sepeti örücülüğünü seçtik. Proje mayıs ayına kadar sürecek. Mayıs ayında başka bölgelerden katılan arkadaşların yaptığı ve bizim gönderdiğimiz malzemelerle bir sergi düzenlenecek. Çarşamba'da Ömer dedemiz bu konuda bize yardımcı oldu. Yöresel fındık sepeti yapma konusunda Ömer Aydın’ı okulumuza davet ederek öğrencilerimizle tanıştırdık. Projeye katılan öğrencilerimize sınıfta sepet yapma konusunda eğitimler verildi. Ardından Ömer Aydın'ın evine giderek burada sepet yapmayı öğrencilerimize uygulamalı olarak gösterdik. Öğrencilerimiz hem unutulmaya yüz tutmuş sepetleri burada yaparak öğreniyorlar hem de uluslararası projede yer alıyorlar. El sanatlarımız tanıtılırken yurt içinden ve dışından yapılan canlı bağlantılarla öğrencilerimiz sanat dalını yerinde izleyerek öğreniyor.''

ÇOCUKLARA SEPET ÖRMEYİ ÖĞRETMEKTEN MUTLU

İlçede sayıları giderek azalan sepet ustalarından Ömer Aydın, derslerin iyi geçtiğini çocukların zaman içinde sepet yapmayı öğreneceğini ifade etti.

Fındık dallarının sepete nasıl dönüştüğünü aşama aşama öğrencilere gösterdiğini belirten Aydın, "60 yıldır sepet örüyorum. Şimdilerde sepet ören kalmadı. Çocuklara bunu öğrettiğim için mutluyum." diye konuştu.

Öğrenciler ise "Ömer dede"nin kendilerine nasıl fındık sepeti yapılacağını gösterdiğini, sepet örmenin keyifli olduğunu ifade ettiler.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.