Pazar Arabasıyla 20 Yıldır Sokak Hayvanlarına Yiyecek Taşıyor

Aksaray'da 73 yaşındaki Metin Başpınar, yaklaşık 20 yıldır pazar arabasında taşıdığı yiyecekler ile kentin belirli noktalarındaki sokak hayvanlarını besliyor.

Aksaray'da yaşayan 73 yaşındaki Metin Başpınar, haftada 3 kez kasaba giderek sakatat, sosis ve tavuk kemiği alıyor.

Bunlardan yaptığı karışımla, kent merkezi ve çevresindeki 5 bölgeye giderek onlarca kedi ve köpeğin karnını doyuran Başpınar, kuşlara da bayat ekmek ve buğday veriyor.

Pazar arabasına yüklediği yiyecekleri haftanın belirli günlerinde 8 kilometre yürüyerek hayvanlara götüren Başpınar, her gittiği yerde yolunu gözleyen kedi ve köpekler tarafından karşılanıyor.

Başpınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başıboş kedi ve köpekler ile güvercinlere 20 yıldır yardım elini uzattığını söyledi.

Hayvanları çok sevdiğini dile getiren Başpınar, "Kent merkezinde 5 ayrı nokta belirledim. Oraların dışında şehrin tenha mahallelerinde de yerlerim var. O alanlara elimden geldiği kadar yiyecek bırakıyorum. Kasap arkadaşlarım sağ olsun, bana çok destek çıkıyor. Bu destekle işi yürütüyoruz. Anne ve babamın hayrına, ömrüm yettiği sürece yapacağım." diye konuştu.

Başpınar, beslediği hayvanların yolunu gözlediğini, kış günlerinin sokak hayvanlar için çok zor geçtiğini ifade etti.

Hayvanlar için daha çok şey yapılması gerektiğini vurgulayan Başpınar, şöyle konuştu:

"5 kasapla anlaşmam var. Bir de tavukçu arkadaşım var, sağ olsun o da destek sağlıyor. Kuru mama indirimde olduğu zaman çokça alıyorum. Bunların hepsini sokak hayvanlarına veriyorum. Beslediğim hayvan sayısı değişiyor. Kış aylarında çobanlar da köpeklerini bırakıyor, onlar da geliyor. Onlara da bakıyorum. Her seferinde bu pazar arabasıyla yaklaşık 25-30 kilogram bayat ekmek, kemik ve ciğer taşıyorum. Hayvanlara kuru mama veriyorum. Güvercinler için de iki haftada 50 kilogram buğday gidiyor."

"ÖNCE KEDİLERE, SONRA KÖPEKLERE VERİYORUM"

Başpınar, otomobil kullanmadığını ve elindeki pazar arabasıyla yaklaşık 8 kilometre yol yürüdüğünü aktardı.

Hayvanları besledikçe huzur bulduğunu anlatan Başpınar, şunları kaydetti:

"Sabah kalkıp pencereyi açtığımda parkta gördüğüm aç hayvanları doyurmadan asla işe gitmem. Akşam da büromdan biraz erken çıkarak kasapları dolaşıyorum. Aldıklarımı sırasıyla dağıtıyorum. Önce kedilere, sonra köpeklere veriyorum. Bazılarına isim bile koydum, Çiçek, Alaca, Kerata ve Peynir gibi... Hayvanları sahiplendiriyoruz da. Bizden hayvan isteyen arkadaşlarımıza teslim ediyoruz."

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.