Dua İle Kurulan Pazar

Samsun’un Havza ilçesinde 20 yıldır ilçe pazarı kurulurken belediye hoparlöründen dua yayımlanıyor, pazar esnafı ve vatandaşlar dua ederek alışverişe başlıyor.

Samsun’un Havza ilçesinde, pazar kurulurken belediye hoparlöründen dua yayımlanıyor. İlçede 20 yıldır süren uygulamadan vatandaşlar memnun.

Esnafın iyi kazanç sağlaması, vatandaşların da iyi alışveriş yapabilmesi dileğiyle belediye tarafından hoparlörden yayımlanan duaya, hem esnaf hem de müşteriler eşlik ediyor.

ESNAF, HAYIRLI KAZANÇ UMUDUYLA SİFTAH YAPIYOR 

“Kazancımıza haram karıştırma yarabbi. Bize nefsimize uyma fırsatı verme, israftan, sefaletten ahlaksızlıktan, acizlik ve tembellikten sana sığınırız. Varlık içinde yokluktan, aldatmak ve aldanmaktan, başkasının hakkını yemekten sen bizleri koru" temennisinin dile getirildiği duayla tezgahını kuran esnaf, hayırlı kazanç umuduyla siftah yapıyor.

Pazar esnafından Rafet Ergin, uygulamanın uzun yıllardır devam ettiğini belirterek, "Çok iyi bir uygulama. Hoparlörlerden dua okunuyor, bizler de burada ‘amin’ diyoruz. Hayırlı kazançlar diliyoruz.” dedi.

Esnaf Murat Celebi de duayla tezgahlarını açtıklarını, bunun bereket olduğunu ifade ederek, uygulamadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“ESNAFIMIZ, PAZAR DUASI İLE BİRLİKTE İŞE BAŞLAR”

Havza Belediye Başkanı Murat İkiz, ilçede 20 yıldır salı günleri pazar duasının belediye hoparlöründen yayımlandığını belirtti.

Göreve gelmeden önce yapılan uygulamayı, vatandaşlar benimsediği için sürdürdüklerini vurgulayan İkiz, şunları kaydetti:

“Haftanın salı günleri ilçemizde halk pazarı kurulur. Salı günleri sabah erkenden pazar duası yapılır. Esnafımız, pazar duası ile birlikte işe başlar. Bu gelenek 20 yıldır sürmekte ve inşallah esnaf geleneğimiz olan pazar duamızı devam ettireceğiz. Diğer pazar yerlerine de örnek oluruz inşallah.”

Kaynak: AA

 

ESNAF DUASI

Esnaf Duası

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.