Hz. Aişe’nin (r.a.) Hayatı

Hz. Aişe kimdir? Hz. Aişe Peygamber Efendimiz ile nasıl evlendi? Hz. Aişe nasıl biriydi? Hz. Aişe’nin kısaca hayatı...

Hz. Âişe -radıyallahu anh- Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in eşi ve onun en yakın arkadaşı Hz. Ebûbekir’in -radıyallahu anh- kızıydı. Âişe-i Sıddîka diye tanındı. Annesi Ümmü Rûmân, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in çok değer verdiği bir hanımdı.

Peygamberimizin Hz. Aişe (r.a.) ile evlenmesi

Hz. Âişe -radıyallahu anh- Mekke’de doğdu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e rüyasında bir meleğin 2-3 defa “Bu senin hanımındır” diye Hz. Âişe’yi -radıyallahu anh- göstermesi üzerine, Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- onunla Medine’de, hicretin ikinci yılında evlendi. Hz. Âişe -radıyallahu anh- Mescid-i Nebevî’ye bitişik 6 arşın genişliğindeki küçücük bir eve gelin geldi. Evinin kapısı Mescid’e açıldığı için Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in bütün sohbetlerini, vaaz ve hutbelerini dinlerdi. Mükemmel zekâsı, kuvvetli hâfızası ve güzel konuşmasıyla Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in takdirini kazanmıştı. Bu sebeple Efendimiz onunla konuşmaktan, bitip tükenmeyen sorularına cevap vermekten zevk duyardı.

Peygamberimiz Hz. Hatice’den (r.a.) sonra en çok onu severdi

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin evlendiği hanımlardan bâkire olan sadece Hz. Âişe’ydi. Hanımları içinde Hz. Hatice’den -radıyallahu anh- sonra en fazla onu severdi.

Hz. Aişe’nin (r.a.) Peygamberimizle evliliğinden çocuğu oldu mu?

Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- ile evliliğinden Hz. Âişe’nin -radıyallahu anh- hiç çocuğu olmadı. Hadisimizde geçen Abdullah’ın annesi anlamındaki Ümmü Abdullah künyesini ona Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz verdi. Zira Araplarda kadın, erkek  herkes bir künye alırdı. “Teyze anne sayılır” buyuran Nebiyy-i Muhterem Efendimiz, ona kız kardeşi Hz. Esmâ’nın -radıyallahu anh- oğlu Abdullah İbni Zübeyr’den dolayı bu künyeyi verdi.

Hz. Aişe’nin (r.a.) takvası

Geceleri namaz kılar, çoğu zaman oruç tutardı. Öksüz ve yetimleri himâye edip yetiştirir, sonra da onları evlendirirdi. Tekrarlarıyla birlikte 2210 hadis rivayet etmiş olan Hz. Âişe -radıyallahu anh- sahâbe arasında en çok hadis bilen yedi kişiden biriydi. Kur’ân-ı Kerîm’i bütün incelikleriyle anlar ve tefsir ederdi. Arap şiirini ve soy bilgisi demek olan ensâp ilmini de çok iyi bilirdi. Kur’ân-ı Kerîm’i, hadîs-i şerîfleri, kısaca İslâmiyet’i pek çok insana öğretti.

Hz. Aişe (r.a.) Kaç Yaşında Vefat Etti?

Hz. Aişe -radıyallahu anh- hicretin 58. yılında, tıpkı Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz gibi 63 yaşında iken Medine’de vefat etti.

Hz. Aişe’nin (r.a.) Kabri Nerede?

Hz. Âişe -radıyallahu anh- vefatından sonra Medine’de Cennetü’l-Baki Kabristanı’na defnedildi.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ. AİŞE (R.A.) İLE NASIL EVLENMİŞTİR?

Peygamber Efendimiz Hz. Aişe (r.a.) İle Nasıl Evlenmiştir?

HZ. AİŞE’YE (R.A.) ATILAN İFTİRA

Hz. Aişe’ye (r.a.) Atılan İftira

HZ. AİŞE KİMDİR?

Hz. Aişe Kimdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • daha uzun bilgi yok mu?

    • Teşekkürler

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.