Libya Nasıl Sömürgeleştirildi?

Libyalı eski siyasetçi Süleyman Zubi, ülkesindeki sömürgeciliğin Bank Roma'nın kuruluşuyla başladığını söyledi. Zubi, ülkedeki sömürge dönemine ve Libya'ya etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İtalyanların Libya'ya ayrı bir önem verdiklerini aktaran Zubi, "Libya'daki ilk İtalyan sömürgeciliği Bank Roma ile başladı. Libya'da şubeler açan Bank Roma insanlara borç verdi ve gayrimenkul satın alarak ülkeye yerleşti. İtalyanlar, Osmanlı Devleti'nin zayıflamasıyla Libya'nın içişlerine karışmaya başladılar ve bu durum işgale zemin hazırladı." dedi.

Zubi, İtalyanların 1911'de askeri olarak Libya'yı işgal etmeye başladıklarını ancak tahmin etmedikleri bir halk direnişiyle karşılaştıklarını vurguladı. İşgal yıllarıyla ilgili Zubi, "Libya direnişi yaklaşık 20 yıl sürdü. Ülkenin hem doğusunda hem batısında İtalyan işgaline karşı 20 sene boyunca ciddi ve sert bir savaş verildi. Bu savaş, doğuda Ahmed Şerif'ten sonra direnişe önderlik eden 1930'da Ömer Muhtar'ın yakalanmasına kadar devam etti. Bu direniş karşısında İtalyanlar 1931'e kadar tam olarak Libya'da kontrolü sağlayamadı." diye konuştu.

İŞGAL ŞEHİRLİ GENÇLERİ ETKİLEDİ

Toplumsal olarak o dönemde sadece gençlerin İtalyan işgalinden etkilendiğini belirten eski siyasetçi Zubi, "Gençler işgalle İtalyanca öğrenip, İtalyanlar gibi giyinmeyi, onların yemeklerini öğrendi. Ancak bu durum, kentlerde yaşayan sınırlı sayıda insan üzerinde etkili oldu. Köylerde ve kırsaldaki insanlar ise genelde işgale karşı savaşanlarla birlikteydi. Bu sebeple İtalyan kültüründen çok az etkilendiler." değerlendirmelerinde bulundu.

Zubi, Libya'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Fransız ve İngilizlerin kontrolüne girdiğini hatırlatarak, Libyalıların birleşerek bağımsızlık için mücadele verdiğini ve kazandığını aktardı.

"ÇOK ŞÜKÜR SÖMÜRGE DÖNEMLERİNDE PETROL YOKTU"

Libya'da 1960'larda petrolün bulunmasıyla hayatın değiştiğini aktaran Zubi, "Çok şükür sömürge dönemlerinde petrol yoktu. Eğer o dönemlerde petrol olsaydı durumumuz çok daha kötü ve bugünkünden çok daha farklı olurdu." ifadelerini kullandı.

LİBYALILAR ÜÇE BÖLÜNDÜ

Sömürge döneminde Libyalıların "İtalyanlara direnenler", "İtalyanlarla iş birliği yapanlar" ve "tarafsız olanlar" şeklinde üçe ayrılabileceğini anlatan Zubi, şu an Libya toplumunun içinde bulunduğu bölünmüşlüğün sömürge dönemindekine benzediğine dikkati çekti.

Zubi, "Bugün aşırıcılık Müslümanlar üzerinde bir sopa olarak kullanılıyor. Gençlerimizi eğitmemiz için ölçütler belirlememiz gerekiyor. Çünkü Müslüman gençlerin yapacağı her türlü hata bize geri dönecektir. Bunları becerebilirsek ilerleriz. Eğer Libya da temiz ve dürüst insanların elinde olsa durumumuz bundan çok daha farklı olabilir." değerlendirmelerinde bulundu.

Eski siyasetçi Zubi ayrıca "Libya bölgesinden Arap Yarım Adası'na, Türkiye'den Malezya'ya kadar olan bu yapı eğer yatırımları birbirlerine yapmak, belirgin bir ekonomik ağ kurmak, ticari faaliyetlerle gümrükleri kaldırma konusunda anlaşırlarsa 5 sene içinde çok önemli ilerlemeler kaydederiz." dedi.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.