Kur’an ve Sünnet’te Belirlenen Örtünme Şekli Nasıldır?

Kur’ân’da kadının nasıl örtünmesi istenmektedir? Saçlar da örtünme kapsamına giriyor mu? Kısaca açıklar mısınız?

İslâm’dan önce Mekke toplumu kadınları örtünmeye riayet etmez, hatta Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederlerdi. Bu yüzden namazda ve tavaf sırasında örtünmeyi bildiren şu âyet Mekke döneminde inmiştir. «Ey Âdemoğulları, her mescide girişinizde zînetinizi giyin.»[1] Buradaki «zînet» sözcüğü «giysi ve elbise» olarak tefsir edilmiştir.

ÖRTÜNME İLE İLGİLİ AYETLER

Medine’ye hicretten sonra inen Nûr ve Ahzâb sûrelerinde örtünme ölçü ve sınırı şöyle belirlenmiştir.

«Mü’min kadınlara söyle; gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Süs yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar.»[2] Âyetteki “humur”un tekili olan «hımâr» kadına ait «başörtüsü» anlamına gelir. Said b. Cübeyr (ö. 95/713), başörtüsünün kadının boyun ve göğüslerini örtecek nitelikte olması gerektiğini söylemiştir. Saçların da örtünme kapsamına girdiğinde açıklık vardır.[3] Bütün bedeni örtecek diğer giysi için şöyle buyurulur: «Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dış giysilerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu, onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur.»[4] Âyetteki «celâbîb» in tekili «cilbâb» olup sözlükte; geniş elbise, gömlek ve baş örtüsü gibi anlamlara gelir. Bir fıkıh terimi olarak şöyle tarif edilmiştir: «Kadınların normal ev içi giysilerinin üstüne giydikleri her çeşit örtüdür.» «Kadının bütün bedenini örten giysidir», «Kadınların örtündükleri her türlü giysi ve başka şeylerdir.»[5]

PEYGAMBERİMİZİN ÖRTÜNME EMRİ

Hz. Peygamber’in şu hadisi örtünme âyetlerini tefsir etmektedir. Hz. Âişe’den nakledildiğine göre, Esma binti Ebubekir (ö. 73/692) ince bir giysi ile Allâh’ın elçisinin huzuruna çıkmak isteyince o şöyle buyurmuştur: «Ey Esmâ! Kadın ergenlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.» Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti.[6] Başka bir hadiste ise, «Allah ergenlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez.»[7] buyurulmuştur.

Dipnotlar:

[1]. A’râf, 7/31. [2]. Nûr, 24/31; bk. Elmalılı, Hak Dini Kur’ân Dili, İst t.y., VI. 15. [3]. Kurtubî, el-Câmi’, XII, 153; İbn Kesir, Muhtasar, II, 600. [4]. Ahzâb, 33/59. [5]. Elmalılı, age, VI, 337, bk. yukarıda «örtünme» konusu. [6]. Ebû Dâvûd, Libâs, 31. Ebû Dâvûd bu hadise «Mürsel» demiştir. Çünkü Hâlid b. Düreyk bunu Hz. Âişe’den işitmemiştir. bk. Kurtubî, age, XII, 152; Heysemî, Mecmaü’z-Zevâid, V, 137. [7]. İbn Mâce, Tahâre, 132; Ebû Dâvûd, Salât, 84; Tirmizî, Salât, 160.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları

ALLAH NEDEN ÖRTÜNMEYİ EMRETTİ?

Allah Neden Örtünmeyi Emretti?

ÖRTÜNMEK İLE İLGİLİ HADİSLER

Örtünmek ile İlgili Hadisler

ÖRTÜNMEK İLE İLE İLGİLİ AYETLER

Örtünmek ile İle İlgili Ayetler

İSLAM’DA ÖRTÜNMENİN (TESETTÜRÜN) HÜKMÜ

İslam’da Örtünmenin (Tesettürün) Hükmü

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.