Kur’an-ı Kerim’in Ele Aldığı Dört Konu

Kur’an-ı Kerim’in ele aldığı dört konu nedir? İşte konular ve açıklamaları...

Kur’an-ı Kerim’in ele aldığı konuları 4 temel esasta toplayabiliriz:

1-İtikadî hükümler

İslâm akaidinin temellerini bize Kur’an-ı Kerim haber vermektedir. Bu esasları şöyle sıralayabiliriz:

a-Allah’a iman

b-Meleklere iman

c-Kitaplara iman

d-Peygamberlere iman

e-Ahiret gününe iman

f-Kader ve kazaya iman

2-İbadetlerle ilgili hükümler

Kur’an-ı Kerim, müslümanlara yapması gerekli olan ibadetleri bildirmiştir.

Bunları 3 grupta inceleyebiliriz:

a-Bedenî ibadetler: Namaz ve oruç gibi.

b-Malî ibadetler: Zekat, sadaka ve her türlü hayır işleri.

c-Hem malî hem bedenî ibadet: Hacca gitmek.

İslâm’daki ibadetler bunlarla sınırlı değildir. İslâm’da ibadet en geniş manada hayatın bütün faaliyetlerini içine almaktadır. Müminin, Allah’ın rızasına uygun tüm faaliyetleri ibadet kabul edilmiştir. Şuurlu bir müslüman hayatının tüm faaliyetlerini ibadet huzuru içinde geçirmeye çalışır ve ibadet sevabı elde edebilir. Ayrıca İslâm’daki ibadetlerin hepsinin, mesela zekatın bir de sosyal yönünün ve faydasının olduğu unutulmamalıdır.

3-Ahlakî hükümler

Kur’an-ı Kerim’in bildirdiği ahlakî hükümler, insanı psikolojik yönden temizlediği gibi aynı zamanda kişiyi toplumun dengeli bir üyesi yapar. Kur’an’ın tavsiye ettiği ahlakî hükümler, toplumun huzurunu sağlamayı amaçlar. Yine Kur’an, güzel ahlak noktasında en güzel model olarak Hz. Peygamber’i gösterir ve onun her türlü söz ve davranışlarının müslümanara örnek olduğunu bildirir.

4-Sosyal ilişkilerle ilgili hükümler

Kur’an-ı Kerim, sadece itikad, ibadet ve ahlak dini değildir. Kur’an, huzurlu ve dengeli bir toplum meydana getirmeyi hedef olarak seçmiştir. Bunun için de Kur’an, insan-cemiyet, fert-aile, halk-devlet gibi konularda da bir takim kaide ve prensipler getirmiştir.

Kur’an-ı Kerim’in koyduğu bütün bu prensipler, dünyasını ve ahiretini unutmayan bir toplumun mutlu yaşama kurallarıdır.

Kaynak: Dr. Erdoğan Baş, Salih İnci, Ana Hatlarıyla Yahudilik  Hıristiyanlık ve İslâm, Erkam Yayınları

KURANI KERİME KARŞI SORUMLULUKLARIMIZ NELERDİR?

Kuranı Kerime Karşı Sorumluluklarımız Nelerdir?

KURAN'I KERİM'İN DİGER İSİMLERİ

Kuran'ı Kerim'in Diğer İsimleri

KURAN KISSALARININ HİKMETİ

Kuran Kıssalarının Hikmeti

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.