Kuran'ı Kerim'in Diğer İsimleri

Kuran-ı Kerim'in kaç tane ismi vardır? Kuran-ı Kerim'in diğer isimleri ve anlamları...

Kur'an-ı Kerim'in pek çok ismi bulunmaktadır. Kur'an'ın, ayetlerde de zikredilen bu isimlerinden bazıları şunlardır:

El-Kitap

Kur'an-ı Kerim'in pek çok ayetinde geçmekte olan bu isim, Kur'an'ın kendisi için kullanılmaktadır. Örneğin;

“O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, muttakiler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.”[1]

Ayetinde geçen “el-Kitap” kelimesinden kastedilen, Kur'an'dır.

El-Furkan

Kur'an'ın bu ismi, “hak ile batılı, doğru ile yanlışı birbirinden kesin hatlarla ayıran” anlamındadır. Kur'an-ı Kerim'e; hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan, helali haramdan ayırdığı için verilen bu isim, ayetlerde de geçmektedir. Bu ismin geçtiği ayetlerden birisi şudur:

“Âlemlere uyarıcı olsun diye kuluna (Muhammed'e) Furkan'ı indiren o (Allah), yüceler yücesidir.”[2]

El-Hüda

Kur'an, kendisine uyan insanları hidayete ulaştıran bir rehberdir. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim için:

 “...O, muttakiler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir”[3] buyurmaktadır. Onun bu özelliğini ifade eden ve “hidayet rehberi, hidayete ulaştıran, yol gösterici” anlamında olan el-Hudâ kelimesi Kur'an'a isim olmuştur.

Ez-Zikr

Kur'an, insanlara pek çok konuda öğütler vermektedir. Bundan dolayı, “öğüt” anlamındaki “ez-Zikr” kelimesi bazı ayetlerde Kur'an'ın ismi olarak kullanılmıştır. Örneğin;

“Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız”[4]  ayeti, ez-Zikr kelimesinin Kur'an'a isim olarak kullanıldığı ayetlerdendir.

Dipnotlar:

[1] Bakara sûresi, 2

[2] Furkan. 1

[3] Bakara, 2

[4] Hicr, 9

KUR’AN-I KERİM NEDİR?

Kur’an-ı Kerim Nedir?

KURAN-I KERİM VE ÖZELLİKLERİ

Kuran-ı Kerim ve Özellikleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.