SORULARLA İSLAM

Sosyal Medya Platformlarında Reklam Vermek Caiz mi?

Google, Youtube, Facebook, Twitter, İnstagram vb. sosyal medya platformlarında reklam vermek caiz midir? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Hıdırellez’in Dinimizde Yeri Var mı?

Hıdırellez’in ve Hıdırellez duasının dinimizde yeri var mıdır? Hıdırellez ritüelleri günah mıdır? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Şakaları Nasıldı?

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) şakaları nasıldı? Abdullah Sert Hocaefendi, Şifa-i Şerif eserinden Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in şakalarına örnek olacak birkaç nükte

Yanlış Fetva Verdim, Ne Yapmalıyım?

Yanlış fetva vermenin hükmü nedir? “Ramazan’da arkadaşıma adet günü ile ilgili yanlış fetva verdim. Ne yapmam lazım?” sorusunu, Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplı

Kur’an’a Göre Anne Babamıza Nasıl Davranmalıyız?

Kur’an-ı Kerim’e göre anne-babamıza nasıl davranmalıyız? Kur’an’da anne ve babaya itaat mi, iyi davranmak mı emrediliyor? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Az Yemek Yemenin Faydaları

Az yemek yemenin faydaları nelerdir? Abdullah Sert Hocaefendi, Şifa-i Şerif eserinden az yemek yemenin faydalarını, Peygamberimizin (s.a.v.) yeme-içme adabını o

Evli Bir Kadın Kocasının İzni Olmadan Kardeşlerine Bakabilir mi?

Evli bir kadın kocasının izni olmadan ailesine, anne-babasına, kardeşlerine bakabilir mi? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Zeyd Bin Sane Nasıl Müslüman Oldu?

Yahudi âlimi Zeyd bin Sa'ne nasıl Müslüman oldu? Abdullah Sert Hocaefendi, Şifa-i Şerif eserinden Yahudi âlimin Peygamberimizi (s.a.v.) denemesini okuyor.

Ölçüde Yanlışlık Yapan Kişinin Sorumluluğu Nedir?

Çalıştığı iş yerinde ölçüde yanlışlık yapan bir kimsenin sorumluluğu nedir? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Peygamberimiz Hiç Kimseye ve Hiçbir Kadına Eliyle Vurmamıştır

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz hayatı boyunca herhangi bir kimseyi; hizmetçiyi, kadını vs. dövmüş müdür? Abdullah Sert Hocaefendi, Şifa-i Şerif eserinden Peygambe

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.