İSLAM

Beş Vakit Namazın Mü’mine Kazandırdığı Nizam ve Dakiklik

Beş vakit namazın mü’mine kazandırdığı vakit bilinci, düzen, disiplin ve hayat nizamı anlatılıyor.

İman ve İslam Kavramları

Îmân ve İslâm kavramlarının lügat ve terim anlamları, aralarındaki ilişki ve farklı kullanımları âyet ve hadisler ışığında inceleniyor.

Müslüman İçin Gerçek Hicret Nedir?

Sadece bir göç değil; gönülden Hakk’a yöneliş, bâtıldan hakka dönüş, sevgi, ahlâk ve teslimiyet yolculuğu olan hicretin mânevî anlamı.

Aşure Orucu Ne Zaman ve Kaç Gün Tutulur?

Aşûre orucu tutmak sünnettir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), Yahudilere benzememek için Muharrem ayının 9. ve 10. günü veya 10. ve 11. günlerinden birinde tutmamı

Namaz Hazırlığı Nasıl Olmalıdır?

Namaz hazırlığında dikkat edilmesi gereken şartlar nelerdir? Taharet, abdest, kıble, setr-i avret, vakit ve niyet gibi namazın temel hazırlıklarını öğrenin.

Namaza Engel Olmanın Ağır Vebali

Alak Suresi’nin ışığında, namaza mâni olmanın vebali ve Ebû Cehil örneği üzerinden yapılan önemli ikazlar.

İnsan Yeryüzünde Neden Hilafet Sorumluluğu Taşır?

İnsan yeryüzünde neden hilafet sorumluluğu taşır, hevâ ve zan insanı nasıl fesada sürükler ve İslam’ın adalet nizamı toplumu nasıl ıslah eder? Kur’an merkezli b

Namaz, Bir İnsanın Ahlak ve Karakterini Gösterir mi?

Namazın insanın ahlâkı ve karakteri üzerindeki etkisi, Âmir bin Abdullah’ın ibretlik hâli ve âlimlerin ortaya koyduğu ölçülerle anlatılıyor.

Hayırlı Nesiller İçin Önce Salih İnsan Olmak

Hayırlı nesillerin ardındaki en önemli sır: salih insan, fıtratın korunması, iman ve aile terbiyesi ekseninde modern dünyaya ışık tutan kapsamlı bir değerlendir

Said b. Müseyyeb’in (r.a.) Bir Vakit Cemaati Kaçırma Acısı

Saîd bin Müseyyeb’in (r.a.) bir vakit cemaatle namazı kaçırınca duyduğu derin hassasiyet ve selef-i sâlihînin ibadete bakışı.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.