KUR’ÂNIMIZ

Enâm Suresinin 104. Ayeti Ne Anlatıyor?

En‘âm suresinin 104. ayetinde ne anlatılmak isteniyor? İman etmenin kişinin yararına, inkâr etmenin kişinin zararına olduğunu bildiren En‘âm suresinin 104. ayet

Enâm Suresinin 95. Ayeti Ne Anlatıyor?

En‘âm suresinin 95. ayetinde ne anlatılmak isteniyor? Tohumu ve çekirdeği çatlatan, ölüden diriyi çıkaran kimsenin Allah olduğunu bildiren En‘âm suresinin 95.

Enâm Suresinin 92. Ayeti Ne Anlatıyor?

En‘âm suresinin 92. ayetinde ne anlatılmak isteniyor? Kur’an’ın, Allah'ın tüm insanlığa bir hitabı olduğunu bildiren En‘âm suresinin 92. ayetinin meali ve tefsi

Enâm Suresinin 82. Ayeti Ne Anlatıyor?

En‘âm suresinin 82. ayetinde ne anlatılmak isteniyor? İmanlarına şirk bulaştırmayanların doğru yolu bulmuş olanlar, olduğunu bildiren En‘âm suresinin 82. ayetin

Şifa Ayetleri

Kur’an’da geçen şifa ayetleri var mıdır? Maddi-manevi bütün hastalıklarda istimdat edebileceğiniz, medet bekleyebileceğiniz bizzat Rabbimiz’in buyurduğu şifa ve

Vakıa Suresi

Vakıa Suresi kaç ayettir? Vakıa Suresi ne anlatıyor? Vakıa Suresinin Arapça, Türkçe okunuşu ve meali. Vakıa Suresi’nin fazileti nedir? Vakıa Suresi ne zaman ve

Enâm Suresinin 79. Ayeti Ne Anlatıyor?

En‘âm suresinin 79. ayetinde ne anlatılmak isteniyor? Müminlerin şirk koşmadığını bildiren En‘âm suresinin 79. ayetinin meali ve tefsirini yazımızda okuyabilirs

Enâm Suresinin 72. Ayeti Ne Anlatıyor?

En‘âm suresinin 72. ayetinde ne anlatılmak isteniyor? Namazı, Allah’ı görüyor gibi kılmayı emreden En‘âm suresinin 72. ayetinin meali ve tefsirini yazımızda oku

Enâm Suresinin 68. Ayeti Ne Anlatıyor?

En‘âm suresinin 68. ayetinde ne anlatılmak isteniyor? Ayetleri yalanlayan zâlimlere karşı tavır alınmasını emreden En‘âm suresinin 68. ayetinin meali ve tefsiri

Enâm Suresinin 59. Ayeti Ne Anlatıyor?

En‘âm suresinin 59. ayetinde ne anlatılmak isteniyor? Gaybı ancak Allah’ın bildiğini bildiren En‘âm suresinin 59. ayetinin meali ve tefsirini yazımızda okuyabil

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.