İşaret Diliyle Kur'an-ı Kerim'i Hatmedip Umre Ödülü Kazandılar

Hakkari'de İl Müftülüğünce açılan kursta işaret diliyle Kur'an-ı Kerim'i hatmeden 5 işitme engelli, Diyanet İşleri Başkanlığının desteğiyle kutsal topraklara gitme hayalini gerçekleştirdi.

Hakkari'de, işitme engellilere yönelik kursta Kur'an-ı Kerim'i hatmeden 5 işitme engelli, Diyanet İşleri Başkanlığının desteğiyle kutsal toprakları görmenin mutluluğunu yaşadı.

İl Müftülüğünce 4 yıl önce Merkez Belediye Camisi'nde açılan kursa katılan 7 işitme engelli, burada hem dini bilgiler edindi hem de işaret diliyle Kur'an okumayı öğrendi.

Kursta Kur'an-ı Kerim'i hatmederek umre ödülü kazanan 5 işitme engelli ise Diyanet'in desteğiyle kutsal topraklara gitme hayalini gerçekleştirdi.

Camide imamlık yapan Yasin Aşkan, gönüllü olarak kursiyerlere Kur'an-ı Kerim'in yanı sıra Hazreti Muhammed'in hayatı, din kültürü ve ahlak bilgisi ile temel din bilgisi konularını işaret diliyle anlatıyor.

Aşkan, yaptığı açıklamada, 2015'te Diyanet İşleri Başkanlığının Kastamonu'da düzenlediği programda 15 gün, Hakkari Halk Eğitim Merkezi'nde de 6 ay işaret dili eğitimi aldıktan sonra işitme engellilere eğitim vermeye başladığını söyledi.

Engellilere yardımcı olmaya ve sosyal hayatlarını geliştirmelerine katkı sunmaya çalıştığını belirten Aşkan, "Kardeşlerimizle hasbihal etmek, sıkıntılarına çare olmak, onlara Kur'an-ı Kerim'i öğretmek tarif edilemez bir duygu. Bu güzel kardeşlerimizle 2016'dan bu yana ders işliyoruz. Kur'an-ı Kerim'i hatmeden kardeşlerimizi Diyanet İşleri Başkanlığımızın desteğiyle ödüllendiriyor, umreye gönderiyoruz. Kutsal topraklara gidip dönen kursiyerler dini değerlere daha sıkı bağlanıyor." diye konuştu.

Kursiyerlerin dini daha iyi öğrenmelerine rehberlik etmeye çalıştıklarını dile getiren Aşkan, Diyanet'in başlattığı çalışmanın bu nedenle çok önemli olduğunu vurguladı.

Kursiyerlerin bu sayede kutsal toprakları görme imkanına da kavuştuğunu ifade eden Aşkan, "Kardeşlerimizin çoğunun umreye gitme imkanı yoktu. Başkanlığımızın desteği sayesinde oraları görebildiler. Döndüklerinde hayatlarında büyük değişimler oldu. Şu ana kadar 5 engelli kardeşimizi umreye gönderdik. Bundan sonra da kurslarımız devam edecek." dedi.

Kursiyerlerden Veysi Aşkan da imam Aşkan aracılığıyla yaptığı açıklamada, 3 yıl önce kursa başladığına işaret ederek, "Burada Kur'an öğrendim. Kurs sayesinde umreye gittim. Bize bu imkanı sağlayan Diyanet İşleri Başkanlığına, hocamıza teşekkür ederim. Kabe'yi ilk gördüğümde çok heyecanlandım. Peygamberimizin kabrini gördüğümde duygulandım. Derslerimiz çok güzel gidiyor." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

 

İslam ve İhsan

KUR’AN ÖĞRENMEK İSTİYORUM

Kur’an Öğrenmek İstiyorum

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.