Hüdayi Vakfı'nın Burkina Faso'daki Camisi Açılıyor

Afrika'daki hizmetleriyle, bölgenin gelişmesine ve bölge insanının daha insancıl koşullarda yaşamasına katkı sağlayan Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, hizmetlerine bir yenisini daha eklemek üzere. Burkina Faso'da uzun süredir inşaatı devam eden 'İstanbul Camii' yakında ibadete açılıyor.

HÜDAYİ VAKFI ÇALIŞIYOR

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, yaklaşık 2005-2006 yıllarından beri Afrika ile özellikle de Burkina Faso ile yakından ilgileniyor; oradaki Müslümanlara “partner kuruluşlar vasıtasıyla” birçok alanda destek olmaya çalışıyor.

Bunların başında İnsanî Yardım çalışmaları (kurban faaliyetleri, erzak ve elbise dağıtımı, iftar programları), eğitim ve dini hizmetler kapsamında cami ve okul (imam hatip lisesi) inşası geliyor.

1

BURKİNA FASO'DA İSTANBUL CAMİİ AÇILIYOR

İşte son olarak, Hüdayi Vakfı'nın Burkina Faso’daki partner kuruluşu FOSAPA (Afrika Halkına Dayanışma ve Yardım Vakfı) ile birlikte gerçekleştirdiği “İstanbul Camii” inşaatı tamamlanmak üzere…

Cami ibadete açıldığında, ibadet kısmı 350 m2 ve son cemaat kısmı 500 m2’den oluşan toplamda 850 m2’lik nezih bir ibadet mekânına kavuşulacak. Bu yılın sonuna (takriben Aralık 2014) tamamlanması planlanan İstanbul Camii'nin hat ve tezhipleri, Türkiye’den giden özel, işinin ehli profesyonel bir ekip tarafından sürdürülüyor.

İNŞAAT VE YARDIM KABULLERİ DEVAM EDİYOR

3

Vakıf yetkilileri, İstanbul Camii’nin birkaç ay sonra açılacağını bildirdi. İnşaatı devam eden camiye katkıda bulunmak isteyenler, vakfın banka hesaplarına resmî web adresinden ulaşabilir.

Hüdayi Vakfı'nın web sitesine aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz;

www.hüdayivakfı.org

 

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.