Casiye Suresi 37. Ayet Ne Anlatıyor?

Câsiye Suresi 37. ayetin Arapça metni, meali ve tefsiriyle Allah’ın ululuğu, sonsuz kudreti ve kibirden sakınmanın önemi açıklanıyor.

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR

Casiye Suresi 37. Ayet Arapça:

وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Casiye Suresi 37. Ayet Meali:

Göklerde ve yerde ululuk O’na aittir. O sonsuz güç, sınırsız hikmet sahibidir. (Câsiye, 45/37)

Bilgi:

Firavun gibi nice kötülük önderleri, büyüklük ve kibir duygusuna kapılarak peygamberlerin getirdiği ilahî mesajları kabul etmemişlerdir. Hatta bazıları Allah tarafından yaratılmış olduklarını unutarak ilahlık iddiasında bulunabilmişlerdir. Dünyada iken Allah’ın büyüklüğünü takdir edemeyenlerin ahiretleri perişan olacaktır. Orada onlara yardım eden olmayacaktır.

Mesaj:

  1. Göklerde ve yerde bulunan her şeyin Allah’a ait olduğunu unutmamak gerekir.
  2. Müslüman, her daim Allah’ı yüceltir ve O’nun büyüklüğünü itiraf eder.

Kelime Dağarcığı:

Kibriyâ: Büyüklük.

Azîz: Üstün, güçlü, kuvvetli, galip, âciz olmayan, şerefli, değerli.

Hakîm: Allah’ın bir sıfatı olarak her işi hikmetli olan; haklı ile haksızı, suçlu ile suçsuzu ayırt eden.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Casiye Suresi 37. Ayet Tefsiri:

  1. Her türlü övgü ve yüceltmeler, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
  2. Göklerdeki ve yerdeki mutlak ululuk ve büyüklük yalnızca O’na aittir. O, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır.

Sûre ağırlıklı olarak Allah Teâlâ’nın kudret ve azamet delillerinden bahsettiği için sonunda bu hususu hülasa etmekte ve her türlü hamdin, övgünün, tüm varlığın gerçek sahibi Allah’a ait olduğunu bildirmektedir. Göklerdeki ve yerdeki “kibriyâ” da yalnız Allah’ındır. “Kibriyâ”, azamet, ululuk, büyüklük, celâl, bâkî oluş, egemenlik, kudret ve kemal anlamlarına gelir. Ali Haydar Efendi, Cenâb-ı Hakk’ın bu vasfını şöyle dillendirir:

“Büyüksün Allahım büyüksün büyük

Büyüklük yanında kalır pek küçük.”

Bütün bu sıfatlar yalnızca Allah Teâlâ’nın hakkıdır. Bu sebeple ibâdet ve taat, hamd ve şükür yalnızca o Yüce Yaratan’a, bütün kâinatın padişahı Ulu Allah’a yapılır.

Kudsî hadiste Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Yücelik ve kudret benim elbisem, büyüklük de benim kıyafetim sayılır. Bunlardan biri kendisinde de varmış gibi davranan olursa, onun cezasını veriririm.” (Müslim, Birr 136; Ebû Dâvûd, Libâs 25)

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com

İslam ve İhsan

ALLAHU EKBER NE DEMEK?

Allahu Ekber Ne Demek?

ALLAH İSMİNİN ANLAMI, FAZİLETLERİ VE SIRLARI

Allah İsminin Anlamı, Faziletleri ve Sırları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle