Güney Afrika 'türkiye Halkına Minnettarız'

Güney Afrika'nın Ankara Büyükelçisi Malefane, ''Ülke çöküşün eşiğindeyken ayağa kalkıp demokrasiye, hükümetlerine ve haklarına sahip çıktıkları için Türk halkına minnettarız." dedi.

Güney Afrika'nın Ankara Büyükelçisi Pule Malefane, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin, "Ülke çöküşün eşiğindeyken ayağa kalkıp demokrasiye, hükümetlerine ve haklarına sahip çıktıkları için Türk halkına minnettarız. 15 Temmuz'da hükümeti ele geçirmeye çalışan teröristlerin bütün planlarını baltaladılar." dedi.

Büyükelçi Malefane, Green Park Otel'de, Güney Afrika Özgürlük Günü kutlamaları çerçevesinde basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi.

Burada konuşan Malefane, Güney Afrika'da 1994'te yapılan ilk demokratik seçimlerle elde edilen kazanımların 23'üncü yıl dönümünün kutlandığını belirtti.

Türkiye ve Güney Afrika arasındaki "samimi" ilişkilerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Malefane, iki ülkenin ticari ilişkilerinin geliştirilmesi yönündeki temennisini paylaştı.

Türkiye ve Güney Afrika'nın demokratik iki ülke olduğunun ve ortak insani değerleri paylaştığının altını çizen Malefane, ülke içinde veya dünya genelinde, terörizme karşı verilen her türlü mücadeleyi desteklenmenin de iki ülkenin ortak çıkarı olduğuna dikkati çekti.

Malefane, "Türkiye'nin 15 Temmuz'da karşı karşıya kaldığı makus olayda, Güney Afrika bunu ilk kınayan ülkeler arasında yer aldı. Başkanımız da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, 15 Temmuz'da olanları kınayan mesaj gönderen ilk liderlerden biriydi. Ülke çöküşün eşiğindeyken ayağa kalkıp demokrasiye, hükümetlerine ve haklarına sahip çıktıkları için Türk halkına minnettarız. 15 Temmuz'da hükümeti ele geçirmeye çalışan teröristlerin bütün planlarını baltaladılar." ifadelerini kullandı.

Güney Afrika'nın da 1994 yılında benzer acı olaylar yaşayarak demokratik kazanımlar elde ettiğini vurgulayan Malefane, bu yüzden Türk halkının 15 Temmuz'daki mücadelesini anladıklarını kaydetti. Malefane, "Ülkenizin teröristlerin eline geçmesine tabii ki müsaade edemezdiniz." diye konuştu.

Türkiye'de demokrasinin hakim olduğunu ifade eden Malefane, bu çerçevede 16 Nisan'daki halk oylamasının da "başarılı" şekilde yapıldığını belirtti.

Malefane, halk oylamasının, Türk halkının demokrasiyi güçlendirmek için barışçıl şekilde çabalayan bir toplum olduğunu gösterdiğini söyledi.

ÖZGÜRLÜK GÜNÜ KUTLAMALARI

Özgürlük Günü kutlamaları kapsamında 24-27 Nisan'da Ekurhuleni Belediyesi heyetinin Bursa'yı ziyareti ile Türkiye-Güney Afrika Golf Turnuvası gibi etkinliklerin düzenlendiğini anlatan Malefane, medya kahvaltısının ardından ekonomi semineri ve resepsiyonla kutlamaların devam edeceğini anlattı.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.