Güney Afrikalı Müslümanlardan Soweto Camiî’nin Restorasyonu İçin Türkiye’ye Teşekkür

Güney Afrikalı Müslümanlar, Güney Afrika’daki ilk cami olan Soweto Camiî’nin restorasyonunu yaptığı için Türkiye’ye teşekkür etti.

Güney Afrika’yı 1948-1994 yıllarında yöneten ırkçı apartheid rejimine karşı direnişin simge mekanlarından Soweto’nun merkezinde bulunan cami, Johannesburg kentinde yaşayan siyahi kökenli Müslüman nüfus için sembolik önem taşıyor.

Geçmişte apartheid yanlılarının saldırıları sonucu ağır hasar gören caminin TİKA tarafından restorasyonu, Türkiye’nin ırkçılığa karşı duruşu ve Güney Afrikalı Müslümanlara desteğini gözler önüne seriyor.

“RESTORASYONA ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ BİR ANDA TİKA YARDIMIMIZA KOŞTU”

Soweto Camisi imamı Ali Musa, 1984 yılında inşa edilen bu caminin Soweto’nun ilk camisi olma özelliği taşıdığını belirtti.

Musa, caminin bölge sakinleri için sosyal merkez işlevi gördüğünü kaydederek “Gerçekleştirdiğimiz sosyal faaliyetlerle yalnızca Müslümanlara değil, toplumun geneline yardımcı olmaya çalışıyoruz.” dedi.

Geçmişte apartheid yanlılarının saldırısına uğradıklarını söyleyen Musa, “Beyaz ırkçı Boeremag örgütü tarafından 2002 yılında gerçekleştirilen bombalı saldırıda binamız ağır hasar almıştı. Saldırganlardan bazıları hala içerde. Belki onları ziyaret edip İslam’a davet etmeliyiz.” diye konuştu.

Musa, eskiyen altyapı ve saldırının bıraktığı hasarın da etkisiyle caminin zamanla kullanılamaz hale geldiğini belirterek “Restorasyona çok ihtiyaç duyduğumuz bir anda TİKA yardımımıza koştu. Neredeyse bütün camiyi baştan aşağı yenilediler. Bizlere yeni minber, mihrap, kürsü ve yeni halılar da bağışladılar. Bu restorasyon caminin çehresini çok değiştirdi.” ifadesini kullandı.

Soweto Camisi iletişim sorumlusu Lokman Mogapi, bulundukları bölgenin Güney Afrika tarihindeki önemine dikkati çekerek “Bu semt aynı zamanda apartheid karşıtı hareketin kalbi olma özelliği taşıyor.” dedi.

HER YIL DAHA ÇOK GÜNEY AFRİKALI MÜSLÜMAN OLUYOR

Mogapi, Soweto’da Müslüman nüfusun her geçen yıl arttığını vurgulayarak “Biz buradaki ilk camiydik fakat artık bölgede beş cami var. Her geçen yıl daha fazla sayıda Güney Afrikalı Müslüman olmayı tercih ediyor.” diye konuştu.

Caminin restorasyonundaki yardımlarından ve cömertliklerinden ötürü Türk halkına müteşekkir olduklarını ifade eden Mogapi, şunları kaydetti:

“Gerçekleştirilen bu restorasyon sayesinde camimiz bölgenin en güzel mekanlarından biri haline geldi. Öyle ki gayrimüslim halk da camiyi görmek için ziyaret ediyor.”

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

GÜNEY AFRİKA'DA OSMANLI İZLERİ BIRAKAN ÂLİM

Güney Afrika'da Osmanlı İzleri Bırakan Âlim

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.