Emzirme Döneminde Hangi Gıdalar Tercih Edilmeli?

Bir anne süt verme döneminde hangi gıdaları, ne için tercih etmelidir?

Bir önceki yazımızda, emziren annelere birtakım tavsiyelerde bulunmuştuk. Bu yazımızda; “Bir anne süt verme döneminde hangi gıdaları, ne için tercih etmelidir?” sorusunun cevabını vermeye çalışacağız.

Annelerin emzirme döneminde vücudun ihtiyaç duyduğu temel maddeler, hangi gıdalardan temin edilebilir?

Doğum sonrası vücudun toparlanıp kuvvet bulmasını sağlayan proteinler: Yumurta, balık, tavuk, kırmızı et ve baklagillerden;

Kemiklerin güçlü kalmasını ve sütün muhtevasına müsbet tesir eden kalsiyum: Süt, yoğurt, peynir ve yeşil yapraklı sebzelerden;

Enerji ihtiyacını karşılayan karbonhidratlar: Buğday, kepek veya yulaf ekmeği, makarna, pirinç pilavı ve kuskustan;

Kansızlığı gideren ve yorgunlukla baş etmeye yardımcı olan demir: Kırmızı et ve baklagillerden;

Vücuttaki pek çok kimyevî faaliyete destek olan ve hastalıklara karşı dirençli olmayı sağlayan vitaminler: İçlerindeki liflerle sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olan sebze ve meyvelerden;

Bebeğin zekâ gelişimi için elzem olan yağlar (Omega 3 ve 6); balık ve cevizden alınabilir. Balık, hem bebeğin zekâ gelişimine müsbet tesir eder, hem de annenin doğum sonrası depresyonunu önlemede faydalıdır.

BAZI YİYECEKLER SÜTÜ ARTIRIR MI?

Bu konuda her annenin kendi yaşadığı tecrübeler olmakla birlikte, sütün yapımına müsbet tesir eden gıdalar vardır. Sütün büyük kısmı sudan oluştuğu için emziren bir annenin sıvı alımına muhakkak dikkat etmesi gerekmektedir. Bunu; çoğunlukla sudan, ilave olarak da süt, komposto ve taze meyve sularından sağlayabilir.

Meyveler: Ayva, armut, incir, üzüm, dut. Bunların çiğ tüketilmesi, gaza sebep olacağından, komposto yaparak ya da kurutarak tüketmek daha iyi olur.

Sebzeler: Dereotu, karalahana, ıspanak, havuç. Salatasını yaparak da yemeğini yaparak da tüketilebilir.

Baklagiller: Anne sütüne gaz yapabilir. Bebekte kolik tarzı gaz sancıları varsa, bunların tüketimi sınırlandırılmalıdır. Mercimek, nohut, fasulye, barbunya gibi.

Kuru yemişler: Hem sütün üretimini artırır, hem enerji verirler. Ceviz, fındık, badem gibi.

Hurma, balık yağı, süt ve bazı bitki çayları da (papatya ve rezene gibi) süt yapımında faydalıdır.

EMZİREN BİR ANNE İÇİN GÜNLÜK MENÜ

Sabah: Tercihen bir bardak taze sıkılmış meyve suyu, iki dilim ekmek, zeytinyağı ilave edilmiş domates, salatalık, biber, maydanozdan oluşan salata tarzı bir karışım, beyaz peynir ve/veya kaşar, bir yumurta, su.

Ara öğün: 4-5 adet kuruyemiş (ceviz, fındık gibi), bir kâse komposto veya mevsim mevyesi.

Öğle yemeği: Bir kâse çorba, bir tabak etli sebze yemeği, bir kâse yoğurt, iki dilim ekmek.

Ara öğün: Bir bardak bitki çayı ile beraber ev yapımı bir ince dilim kek.

Akşam yemeği: Bir kâse çorba, bir porsiyon protein kaynaklarından (balık-tavuk gibi), limonlu-zeytinyağlı salata, bir dilim tahin helvası.

Yatmadan önce: Bir bardak ballı süt, gaz sorunu varsa rezene çayı tercih edilebilir.

Görüldüğü gibi, emziren bir annenin aşırı yemesine gerek yoktur. Bir öğünde yiyeceği iki tabak yemek, bir kâse yoğurt ya da salata, iki dilim ekmek, ara öğünlerde alacağı 4-5 adet kuruyemişle beraber bir bardak süt ya da komposto veya mevsim meyvesi, kahvaltı öğünlerinde yumurta, peynir, zeytin ve bir porsiyon salata ile gün içinde emzirme öncesinde ya da sonrasında içeceği su; günlük süt üretimi için yeterli kaloriyi sağlayacaktır. İşlenmiş hazır gıdalardan, kafeinli içeceklerden, sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.

Toplumumuzda annelerin özellikle hâmilelik ve emzirme döneminde:

“-Sen iki canlısın, daha fazla yemelisin!” diyerek zorlandıklarını, bunun tabiî neticesi olarak da hanımların hâmilelik ve süt verme döneminde kilo alma problemi ile karşı karşıya kaldıklarını, sonrasında da bu fazla kilolardan kurtulmak için yanlış zamanlarda radikal diyetlere başvurduklarını müşahede ediyoruz.

İnsan vücudunun mükemmel yapısı sayesinde, annenin; rahminde büyüyen bir bebeğin sağlıklı gelişimi için aşırı kalori tüketmesine gerek yoktur. Fazladan alınan kaloriler, hanımlarda kalıcı kilolara ve sonrasında psikolojik problemlere sebep olmaktadır. Beslenme konusunda mûtedil davranılmalı:

“-İllâ da şu yiyeceği tüketmesem sütüm olmaz!” diye düşünülmemelidir.

Sütün yetip yetmediği konusunda endişesi yüksek olan annelerin bir hekime danışması, yerinde olacaktır. Yukarıda paylaştığımız menü de sadece yol göstermesi bakımından bir misaldir. Olmazsa olmaz değildir. Kahvaltı, ana ve ara öğünlerde tüketilecek meyve ve salatalar, mevsimine göre hazırlanabilir. İçecekler de süt, meyve suyu, bitki çayı ve komposto olarak tercih edilebilir.

Emzirme dönemi, annelerin hayatında hâmilelikten sonraki en mühim dönemdir. Annelere bedelsiz olarak ihsan edilen mûcizevî gıda, mâsum yavrulara karşılıksız ikram edilmek için şefkatli sînelerde beklemektedir. Ancak hem anne, hem bebek açısından pek çok faydaları ihtiva eden bu dönemde, anneler bazı zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Bir sonraki ay bu konu hakkında bilgi vermeye çalışacağımızı belirterek ve emziren annelere kolaylıklar temennî ederek yazımızı bitirelim.

Rabbimiz, bedelsiz ikram ettiği nîmetlerine şükretmekten ve hattâ şükürden âciz kaldığımıza istiğfâr etmekten, bir dem bile bizi gâfil bırakmasın. Âmin.

Kaynak: Dr. Betül Nefise İnal, Şebnem Dergisi, Sayı: 175

 

EMZİREN ANNELERE GAZ YAPAN 14 YİYECEK

Emziren Annelere Gaz Yapan 14 Yiyecek

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.