Çocukları Camiye Gitmek Heyecanlandırıyor

Gaziantep'te hayırseverler tarafından yaptırılan Zahidiye Camisi'ndeki Kur'an kursu ve kreşe devam eden çocuklar, hem dinini öğreniyor hem de kendileri için oluşturulan oyun parkında gönüllerince vakit geçiriyor. 

Çocuklara uygun abdest alma yerlerinin de bulunduğu cami, miniklerden büyük ilgi görüyor.

Cami imamı Hasan Şengün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde Kur'an kursu, öğleden sonra kreş hizmeti verilen camide çocukların çok rahat bir şekilde abdest alması ve dinini güzel vakit geçirerek öğrenmesinin hem velileri hem de kendilerini mutlu ettiğini belirtti.

İlk kez gelen çocukların oyun parkı ile karşılaşınca şaşırdığını anlatan Şengün, miniklerin ortama kısa sürede alışarak camiyi çok sevdiğini dile getirdi.

Şengün, şunları kaydetti:

"Çocuklarımızın abdest almada zorlandığını görüyorduk, o nedenle boylarına uygun abdest alma yeri oluşturduk. Ayrıca boş zamanlarında güzel vakit geçirmeleri için oyun alanı bulunuyor. Camiye ilk kez gelen çocuklarımız, kendileri için hazırlanan bu yerleri görünce heyecanlanıyor ve kısa süre sonra alışıyor. Kendilerine ait özel yerlerin olması nedeniyle camiye aidiyet hissi artıyor. Bu da aileleri ve bizleri çok memnun ediyor. Başta müftülüğümüz olmak üzere, desteklerini esirgemeyen hayırsever vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum."

ÇOCUKLAR BİZİ CAMİNİN ÖNÜNDE BEKLİYOR

Öğretmen Mehmet Ünal, 5 ve 2 yaşlarındaki çocuklarının camiye keyifle, isteyerek geldiğini anlattı.

Yaşları küçük olmasına rağmen çocuklarını camiye getirirken hiç zorlanmadığını ifade eden Ünal, "Bir aydır geliyoruz bir gün bile zorla getirmedik. Gelirken ağlamak gibi bir sorunumuz yok. Tam tersine akşamları bizi caminin önünde bekletiyorlar. Akşam eve geldiklerinde de çok mutlu olduklarını görüyoruz. Yaptıklarını heyecanla anlatıyorlar. Akşam yemeğine başlarken besmeleyle başlayıp sonunu şükürle bitiriyorlar. Dinlerini severek öğrendiklerini görmek bizi çok memnun ediyor" diye konuştu.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.