Azerbaycan Halkına Başsağlığı Diliyoruz

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'den Azerbaycanlı kardeşlerimize başsağlığı ve kardeşlik mesajı...

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin resmi sitesinden yayınlanan başsağlığı ve kardeşlik mesajlarının yanında hayır duasında da bulundu. Yayınlanan metin şu şekilde:

Kıymetli Kardeşlerimiz!

Son günlerde baş gösteren Ermeni saldırılarında şehid olan Azerbaycanlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara âcil şifâ, bütün Azerbaycan halkına başsağlığı diliyoruz.

Aynı dînî, millî ve tarihî köklere sahip olan Türkiyeli kardeşleri olarak Azerbaycan ile sevinçte ve kederde tek yürek olan “iki devlet bir millet” düstûruyla yaşıyoruz. Ortak mâzîmizde Çanakkale cephesinde şehid düşen kahraman Azerbaycanlı kardeşlerimiz ile Azerbaycan’daki Türkiyeli şehidlerimiz de bunun târihî nişâneleridir.

Dün olduğu gibi Azerbaycanlı kardeşlerimizle aynı acıları paylaşan yüreklerimiz, bugün de aynı gayeler için çarpıyor.

Bugün Azerbaycan’ın devletiyle, milletiyle ve Türkiyeli kardeşleriyle kenetlenerek omuz omuza verdiği büyük mücadele, temennî ediyoruz ki, Azerbaycan’ın istikbâlini çok daha aydınlık yarınlara taşıyacaktır.

Azerbaycan’ın bu haklı dâvâsında yanında olduğumuzu tekrar ifade ederken; hayırların fethi, şerlerin def’i, bütün ümmet-i Muhammed’le birlikte Azerbaycanlı kardeşlerimizin sıhhat, selâmet ve âfiyeti için duâ ediyoruz.

İnanıyoruz ki, bugünlerde verilen şehidler, âdeta mübârek bayramların şiârı olan kurbanlar gibi, -inşâallah- gelecek güzel günlerin müjdecisi olacaktır.

Bugün bir tohum gibi vatan toprağına düşen şehid kanlarının her damlası -inşâallah- büyük semereler verecek, yıllardır gasbedilmiş Karabağ’ın toprağında tekrar Azerbaycan bayrağı dalgalanacak, semâlarında ise ezân-ı Muhammedî yankılanacaktır.

Rabbimiz, Azerbaycanlı kardeşlerimizi şerirlerin şerlerinden muhafaza buyursun! Şehîd olan kardeşlerimize rahmet eylesin. Onların şehâdet kanlarının rûhâniyetiyle; îmanlı ordularımızı mansur ve muzaffer eylesin. Allah birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi dâim kılsın. Âmîn!..

Osman Nûri TOPBAŞ

TÜRKİYE VE AZERBAYCAN’IN KARDEŞLİK HİKÂYESİ

Türkiye ve Azerbaycan’ın Kardeşlik Hikâyesi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.