İzzetli Gazze Halkına Selam Olsun

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Filistin halkı ve Gazze'nin içinde bulunduğu şu zor zamanlarda çok kıymetli bir bildiri yayınladı. "İzzetli Gazze Halkına Selam Olsun " başlığıyla yayınlanan mesaj.

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'nın "İzzetli Gazze Halkına Selam Olsun " başlığıyla yayınladığı bldirinin tam metni.

İZZETLİ GAZZE HALKINA SELAM OLSUN

Filistin’in Gazze şeridinde büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. İşgalci siyonistler işledikleri korkunç katliam ve zulümleri yalan ve iftiralarla aklamanın derdindeler. İnsanlık, bir tarafta yaşanan vahşete kayıtsız kalanlar diğer tarafta vicdanlarının çığlığına kulak verip zalime karşı ellerinden geleni yapanlar arasında ikiye bölünmüş vaziyette büyük bir sınavdan geçiyor.

İsrail’e destek verdiğini açıklayan her kim olursa olsun yaşanan vahşetin ortağıdır. Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı olarak, yardım ve dualarımızla Gazze’nin yanındayız. Bu süreçte herkesi elinden geleni yapmaya davet ediyor, özellikle İsrail’in vahşetine destek veren marka, ürün ve hizmetleri kullanmamalarını hatırlatıyoruz. Zulüm ve soykırımın uzaması bizleri asla duyarsızlaştırmamalı, bu insanî ve İslamî duruş, tavizsiz ve ısrarcı bir şekilde ülkemizin her köşesinde yaygınlaşmalıdır.

Hamas Filistin’in en gür sesidir, Gazze’nin seçilmiş siyasi otoritesidir, halkının umududur. Hamas siyonist işgalcilerin soykırımı önündeki en büyük engeldir. Bir asra yakın zamandır devam eden katliam, işgal ve hırsızlıklara karşı meşru müdafaa hakkını kullanan vatanperver mücahid Filistin halkını terör örgütü olarak niteleyenler, siyonizmin trenine binmiş gafillerdir. Bu propagandaya alet olan herkes, İsrail’in suç ve günah defterini kabartmaya doğrudan ve dolaylı olarak destek olmakta, zalimleri sevindirip mazlumları daha da yaralamaktadır.

İsrail gerçekleştirdiği tüm insanlık suçlarından dolayı hesap vermelidir. Yaşanan katliamlara kayıtsız kalan, insani yardım koridorunu dahi açmayan uluslararası kuruluşları şiddetle kınıyor ve acilen görevlerini yapmaya davet ediyoruz. Hamas’ın meşru duruş ve haklı mücadelesi er ya da geç sonuca ulaşacak, Mescid-i Aksa ve Filistin toprakları özgürlüğüne kavuşacaktır. Gazze’deki muazzam kıyama, asil direnişe selam olsun. Şehitlere rahmet, gazi ve yaralılara şifa, kederli ailelere sabırlar dileriz.
Zafer inananlarındır, Allah’ın vaadi haktır!

HATIRLATMA:

Bütün mü’min kardeşlerimizin şu duaya devam etmesini istirham ederiz:

رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَۜ

“Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlamlaştır ve kâfirler gürûhuna karşı  bize yardım et!” (Bakara, 250)

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.