Altınoluk Dergisinin Ağustos 2021 Sayısı Çıktı

Altınoluk dergisinin 426. sayısı çıktı. Altınoluk dergisinin Ağustos 2021 sayısı “Müslümanın Dâvâsı Gönlün İhyâsı” başlığıyla yayınlandı.

“Müslümanın Dâvâsı Gönlün İhyâsı” kapağıyla çıkan Altınoluk dergisinin 426. sayısı şu şekilde takdim edildi.

ALTINOLUK DERGİSİNİN 426. SAYISI ÇIKTI

İnsanlık doludizgin kıyamete koşuyor. Seller, felaketler, musibetler ve fitneler sanki ahir zaman hükmünü haklı çıkartacak şiddette ve sıklıkta zuhur ediyor. Dahası taşların bağlanıp köpeklerin salındığı bir za[1]man bu zaman. İyinin iyiliğini yaşamasının kötü, kötünün kötülüğünü yaymasının iyi görüldüğü bu “çağdaş cahiliye” çağında imanı muhafaza kor ateşi elde tutmak kadar zor.

Devrimiz ile saadet asrının ya da şanlı ecdadın devri arasında farklar olabilir, ama her devrin en mühim derdi ne yapıp edip Müslüman olarak can vermektir. Müslüman olarak ölmek, Müslüman gönlü ile son nefesini verebilmeyi başarmaktır. Âyet bunu sarsıcı bir şekilde ifade eder: “Ey iman edenler, kudret ve yüceliğine yaraşır bir biçimde Allah’tan nasıl korkmak gerekiyorsa öylece korkun ve ancak O’na gönülden boyun eğmiş Müslümanlar olarak can verin.” (Âl-i İmran, 102)

Müslüman gönlü İslam’ın şekillendirdiği arı-duru bir gönül olarak gözdekini ibrete, zihindekini tefekküre, dildekini hikmete, elden geleni sâlih amele dönüştüren bir bereket kaynağıdır. Bu gönül, Cenâb-ı Hakkın “cemâlî esmâsının tecellî hâlinde olduğu, münevver, mücellâ, musaffâ ve latîf bir aynadır.” İncitmeyen, incinmeyen ve kimseden yaptığı iyiliğin karşılığını beklemeyen o gönlün kıvamını elde etmek hepimizin en asil ve asli vazifesidir.

İdeal gönlün kıvamını Kur’ânımız selim kalp olarak tarif eder. Bir dâvâmız varsa işte bu selim kalbe ulaşma dâvâsıdır. Ne malın ne de evladın fayda vermeyeceği günde tek geçerli kurtuluş vesilesi selim kalptir. Selim kalp, ihyâ olmuş bir kalptir. İhyâ olmayan kalbin hasta olmasından, kararmasından, mühürlenmesinden ve ölmesinden korkulur. İhyâ olmuş kalbin emaresi takva, ihyâ olamamış kalbin emaresi gaflettir.

Gönlü ihyâ, Kur’an ve Sünnet’i nâsiyemizin galip rengi ve hayatımızın temel belirleyicisi kılmak; Allah’ın iyi dediğini iyi, kötü dediğini kötü görecek bir tabiîlikte yaşamak; zikri, şükrü, merhameti, şevki ve hizmeti ile âlemde herkesin ve her şeyin kendisinden istifade ettiği bir iman bahadırı olmaktır. Gönlünü ihya edebilen, iki cihanda en büyük makam olan kulluk hilati ile bir ömür rıza makamında yaşamaya muvaffak olacaktır.

Yeni abone döneminde Şebnem ve Altınçocuk ilavelerimizle okuyucularımıza hediye edeceğimiz “Müslümanın Gönül Dünyası” arzu edilen gönlün kıvamına dair ölçüleri ihtiva eden muhteşem bir eser. Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocamızın gönül dünyasından imbikle süzülmüş, tefekkür mahsulü tespitlerden oluşan bu çalışma en asil ve asli dâvâmız olan gönlü ihyâ gayretimizin çerçevesini ortaya koyuyor.

Muhterem Hocamıza yeni dönemde abonelerimize hediye edeceğimiz bu kıymetli çalışmalarını bizimle paylaştıkları için şükranlarımızı arz ediyor, eserin hepimize kalb-i selime ulaşmak yolunda azık olmasını diliyoruz. Rabbimiz, gönüllerimizi dâimâ hakka, hayra, hikmet ve hakîkatlere istikâmetlendirsin ve son nefesimizde iman ile göçmemizi nasip eylesin. Hicri yılbaşınızı ve aşura gününüzü tebrik eder, yeni sayımızda buluşmak ümidiyle hepinizi Allah’a emanet ederiz efendim.

Dergiyi temin etmek için tıklayınız.

ALTINOLUK DERGİSİ 2021 YENİ DÖNEM ABONE KAMPANYASI

Altınoluk Dergisi 2021 Yeni Dönem Abone Kampanyası

GÖNÜL DÜNYAMIZI NASIL GENİŞLETİRİZ?

Gönül Dünyamızı Nasıl Genişletiriz?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.