Yurtdışında Yaşıyorum, Daha Önce Helal Olmayan Yiyeceklerin Konduğu Tabaklardan Yemek Yemek Caiz mi?
Yurtdışında yaşıyorum, daha önce helal olmayan yiyeceklerin konduğu tabaklardan yemek yemek caiz midir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Yeme içme insani bir ihtiyacımız. Dolayısıyla yemeden içmeden hayat sürdürebilmemiz mümkün değil. Bundan dolayı da eğer farklı milletlerle, yani gayrimüslimlerle beraber bir ortamda yaşıyorsak ister istemez onların yemekleriyle muhatap oluyoruz.
Bu yönüyle Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim'de "Kendilerine kitap verilenlerin yemeği size helaldir" buyuruyor (Maide Suresi, 5/5). Buradaki yemekten maksat da ettir. Onların kestiği hayvanların Müslümanlarca tüketilmesi caizdir. Onların kestiği hayvanların etlerinin konulduğu yemekleri Müslümanların yemesi caizdir.
Ama kardeşimiz burada diyor ki: "Bunlar dün o bıçakla helal olmayan bir hayvanı kesmişlerdi, onun etini doğramışlardı. Sonra yıkasalar da bıçak aynı bıçak. Dolayısıyla bu bıçağın ve bu tencerenin, bu mutfakta pişirilen yemeğin her ne kadar içerisinde malum hayvanın eti bulunmasa da, alkol bulunmasa da ama nihayetinde alkol servis edilen bardak ile su servis ediliyor veya dün malum hayvanın etinden yapılan bir yemeğin servis edildiği tabakla bugün bize servis ediliyor. Bunlardan yememiz caiz midir?"
Yurtdışında Yaşıyorum, Daha Önce Helal Olmayan Yiyeceklerin Konduğu Tabaklardan Yemek Yemek Caiz mi?
Şimdi burada şu devreye giriyor: Bu saydığı materyaller; tabak, kaşık, çatal her neyse bunların kendisiyle ilgili bir problem yok. Bunlarla ilgili problem şudur: Bunlar pis olarak kalırlarsa, yani bıçakla malum hayvanın eti kesilmiş, temizlenmeden kalmışsa, tabak çanak temizlenmeden kalmışsa, o zaman bunlarla ilgili bir hassasiyet söz konusu olur. Ama suyun temizlemediği hiçbir şey yok. Dolayısıyla temizlenmiş ve üzerinde herhangi bir iz, herhangi bir alamet görünmüyorsa bunları kullanmakta, tüketmekte bir problem olmaz.
Ama birtakım hassas gönüller, pişiren kimsenin huzurla mı bunu pişirdiği, huzursuz mu pişirdiği meselesine dikkat ederler. Hakikaten bugün bile, mesela özellikle de ismi namı ilerlemiş olan meşhur restoranlarda şef bizatihi gelir yemeği servis eder, "Bunu ben pişirdim" der, güler yüzle takdim eder. Dolayısıyla insanlar o şefin güler yüzüyle, onun yemeğini daha bir tad alarak, lezzet alarak yerler. Ama bir de mesela loş bir yerde, insanların suratlardan asık olduğu bir ortamda yemek yediğinizi düşünün. Dünyanın en iyi yemeği bile somurtkan bir suratla servis edilmişse o lezzetinden, tadından çok şey kaybedecektir. Dolayısıyla bu kardeşimiz sırf "bu tabak çanak bir gün farklı yemeğe de mekanlık yapmıştı" türünden bir mülahazayla yaklaşıyorsa bu doğru bir yaklaşım tarzı değil.
Ama temizliği ile ilgili, hijyenle ilgili bir problemi varsa; bunlar tam temizlenmeden, çatal, bıçak, kaşık, kap kacak tam temizlenmeden, dün farklı bir hayvanın eti burada pişiriliyordu, yıkanmadan "et ettir" diye şimdi de inek eti pişiriliyorsa veya inek eti pişirilse de "bu pişirilen inek besmeleyle mi veya Hristiyan inancına göre bismillahi diyerek mi kesilmiş" türünden birtakım sakıncalar zihninde dolaşıyorsa; öğle yemeğini yemezse ölmez yani. Şimdi çalıştığı yerde öğle yemeği bedelsiz olarak ikram ediliyormuş, benim anladığım; öğle yemeğini yemezse ölmez. Evinden sefer tasıyla kendi yiyeceğini götürse, "Sen niye ayrı yiyorsun, bizim yemeğimizi yemiyorsun?" diye de bir muhalefet yapılmaz. Kaldı ki söylediği vegan diyor; yani et olmayan veya balık etidir vesairedir, bu tür şeyler yiyor. Eğer temizlik kuralları geçerliyse ve alkol de bulunmuyorsa, bu tür bitki, sebze yemeklerini bu temizlenmiş olan kap kaçakta yemesinden bir sıkıntı olmaz. Allahu alem.







YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!