Ümmeti Muhammed'den Olabilmenin Şartı

124 bin küsur peygamber arasından en yücesine ümmet olmakla şereflendirildik ve buna hiçbir bedel ödemeden eriştik. Peki, ümmet-i Muhammed’den olabilmenin şartı nedir?

Rabbimiz’e sonsuz hamd ü senâlar olsun ki;

  • 124 bin küsur peygamber içinden, en yücesine ümmet olmakla şereflendik.
  • Bu şerefe de meccânen erdik.

Lâkin bu nimete nâil olmak meccâne

Rabbimiz’e sonsuz hamd ü senâlar olsun ki;

  • 124 bin küsur peygamber içinden, en yücesine ümmet olmakla şereflendik.
  • Bu şerefe de meccânen erdik.

Ümmeti Muhammed'den Olabilmenin Şartı

Lâkin bu nimete nâil olmak meccânen olsa da; devamında O’ndan istifâde etmenin bir bedeli var, îcâb ettirdiği şartlar var.

O’ndan istifâde edebilmek için, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in sünnetine itaat ve ittibâ şarttır. Âyette buyurulur:

“Kim Rasûl’e itaat ederse Allâh’a itaat etmiş olur...” (en-Nisâ, 80)

Unutmayalım ki;

Allah Rasûlü ile aynı asırda yaşamak bahtiyarlığına erişen nice bedbaht, O’na îmân etmedikleri, O’nun hakikatini idrâk edemedikleri için küfrün ve şirkin karanlıkları içinde mahrumiyette kaldılar.

Sahâbe-i kirâm ise; o nimetin azametini hakkıyla idrâk edip şartına riâyet ederek, peygamberlerden sonraki en yüksek mertebeye nâil oldular.

Ashâb-ı kiram; Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şahsiyetinde insanlıkta büyük bir âbide seyrettiler, kendilerine gönderilen o muhteşem ilâhî mûcizeye hayran oldular, böylece her nefes O’nun izinden gittiler ve aşklarının yegâne ifadesi olarak;

“‒Anam-babam, malım-canım, her şeyim Sana fedâ olsun yâ Rasûlâllah!” dediler. O’nun uğrunda can vermeyi, her emrine kurban olmayı, canlarına minnet saydılar.

n olsa da; devamında O’ndan istifâde etmenin bir bedeli var, îcâb ettirdiği şartlar var.

O’ndan istifâde edebilmek için, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in sünnetine itaat ve ittibâ şarttır. Âyette buyurulur:

“Kim Rasûl’e itaat ederse Allâh’a itaat etmiş olur...” (en-Nisâ, 80)

Unutmayalım ki;

Allah Rasûlü ile aynı asırda yaşamak bahtiyarlığına erişen nice bedbaht, O’na îmân etmedikleri, O’nun hakikatini idrâk edemedikleri için küfrün ve şirkin karanlıkları içinde mahrumiyette kaldılar.

Sahâbe-i kirâm ise; o nimetin azametini hakkıyla idrâk edip şartına riâyet ederek, peygamberlerden sonraki en yüksek mertebeye nâil oldular.

Ashâb-ı kiram; Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şahsiyetinde insanlıkta büyük bir âbide seyrettiler, kendilerine gönderilen o muhteşem ilâhî mûcizeye hayran oldular, böylece her nefes O’nun izinden gittiler ve aşklarının yegâne ifadesi olarak;

“‒Anam-babam, malım-canım, her şeyim Sana fedâ olsun yâ Rasûlâllah!” dediler. O’nun uğrunda can vermeyi, her emrine kurban olmayı, canlarına minnet saydılar.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Ağustos, Sayı: 258

İslam ve İhsan

KİM PEYGAMBERE İTAAT EDERSE ALLAH’A İTAAT ETMİŞ OLUR

Kim Peygambere İtaat Ederse Allah’a İtaat Etmiş Olur

ALLAH VE RESULÜ’NE İTAAT İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Allah ve Resulü’ne İtaat İle İlgili Örnekler

PEYGAMBERİMİZE İTAATLE İLGİLİ AYETLER

Peygamberimize İtaatle İlgili Ayetler

PEYGAMBER EFENDİMİZ’E NİÇİN İTÂAT ETMELİYİZ?

Peygamber Efendimiz’e Niçin İtâat Etmeliyiz?

PEYGAMBER EFENDİMİZ'E İTAAT ETMENİN ÖNEMİ

Peygamber Efendimiz'e İtaat Etmenin Önemi

KİM RASÛL’E İTAAT EDERSE, ALLÂH’A İTAAT ETMİŞ OLUR

Kim Rasûl’e İtaat Ederse, Allâh’a İtaat Etmiş Olur

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle