Uluslararası Kudüs ve Mescid-i Aksa Sempozyumu

Diyanet İşleri Başkanlığı, "Uluslararası Kudüs ve Mescid-i Aksa Sempozyumu" düzenleyecek.

Diyanet İşleri Başkanlığı, "Uluslararası Kudüs ve Mescid-i Aksa Sempozyumu" düzenleyecek.

2015 yılından itibaren Kudüs ve Kudüs bağlantılı umre turları düzenleyen Diyanet, her yıl artarak devam eden Kudüs ziyaretleri ve Kudüs bağlantılı umre turlarına yönelik vatandaşlardan yoğun talep alıyor.

Bu çerçevede İslam'ın "Üç Harem"inden birisi olan Kudüs ve içinde barındırdığı Mescid-i Aksa başta olmak üzere diğer dini, kültürel ve tarihi miras hakkında farkındalık oluşturmak ve bu konuda vatandaşları aydınlatmak amacıyla, "Uluslararası Kudüs ve Mescid-i Aksa" başlığı altında sempozyum düzenlenecek.

21-22 Mayıs tarihleri arasında Ankara Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürlüğü Kocatepe Konferans Salonu'nda düzenlenecek sempozyumda; "Seyahatnamelerde Kudüs ve Mescid-i Aksa", "İslami dönemde Kudüs", "Kudüs'te İslam Mirası", "İslam Öncesi dönemde ve Semavi Dinlerde Kudüs", "Arşiv Kaynaklarında Kudüs ve Mescid-i Aksa", "İlim, Sanat ve Edebiyatta Kudüs ve Mescid-i Aksa", "İslam Kaynaklarında Kudüs ve Mescid-i Aksa", "Günümüzde Kudüs ve Mescid-i Aksa" ve "Kudüs'te Sosyal Hayat" başlıklı 9 farklı oturum gerçekleştirilecek.

Sempozyuma yurt içinden ve yurt dışından katılım sağlayan çok sayıda ilim adamı, akademisyen, yazar ve araştırmacı, Kudüs ve Mescid-i aksa konulu sunumlar yapacak.

Sempozyum Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü sosyal medya hesapları ile hac.gov.tr/kudüssempozyumu/ adresi ile Diyanet Haber'den canlı olarak yayınlanacak.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan sempozyum paylaşımı

Söz konusu sempozyuma dair sosyal medya hesaplarından bir paylaşımda bulunan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"İslam'ın darüsselam beldesi Kudüs ve müminlerin kalbi Mescid-i Aksa'yı anlayabilmek ve farkındalık oluşturmak için Başkanlığımızca düzenlenen 'Uluslararası Kudüs ve Mescid-i Aksa Sempozyumu' Ankara'da başlıyor."

Kaynak: Diyanet Haber

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.