Tasavvuf Yolunda Neden Farklı Tarikatlar Var?
Tasavvuf yolunda niçin farklı tarîkatler vardır? Tasavvufta farklı tarîkatlar niçin ortaya çıktı ve her birinin amacı ne? Osman Nûri Topbaş Hocaefendi açıklıyor.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, tasavvuf yolunda niçin farklı tarikatlar olduğunu açıklıyor.
TASAVVUFTA NEDEN FARKLI YOLLAR/TARİKATLAR VAR?
–Tasavvufun telkin ettiği zühd ve takvâ hayatı, asr-ı saâdette Fahr-i Kâinât Efendimiz ve sahâbe-i kiram tarafından en kâmil şekliyle yaşanıyordu.
Aradan zaman geçtikçe bu feyizli yaşayış bütün toplum tarafından değil, ancak selef-i sâlihînin izinden yürüyen Hak dostları ve etraflarında hâlelenen talebeleri tarafından yaşanır oldu.
Onların gayesi, İslâm’ı özüne uygun olarak güzelce yaşamak ve ibâdetleri -Kur’ân ve Sünnet’te bildirildiği üzere- huşû ile îfâ edebilmekti.
Onlar bir çığır açmak, bir yol ve hayat üslûbu meydana getirmek arzusunda değildiler.
Ancak onların sohbet ve nasihatlerinden müstefîd olmak, hâllerinden kendilerine bir hisse almak isteyen insanlar; bu mübârek şahısları kendilerine mânevî birer rehber ve üstad kabul etmişlerdir.
Neticede bu üstadların isimlerine nisbet edilen tarîkatler meydana gelmiştir. Kādiriyye, Mevleviyye, Nakşibendiyye vs. gibi...
«Niçin tek bir tarîkat değil de farklı farklı yollar oldu?» suâlinin cevabı; «Niçin farklı fıkhî ve itikādî mezhebler vücuda gelmiştir?» suâlinin cevabıyla benzerlik arz eder. Çünkü farklı mizaç ve meşrebler vardır. Fakat hepsinin merkezi birdir. Tasavvuf büyükleri demişlerdir ki:
“Cenâb-ı Hakk’a giden yollar, mahlûkātın nefesleri adedince çoktur.”
Her tasavvuf kolunun; Allâh’a ulaşma, tefekkür ve ihsan duygusunun kazanılması gibi hususlarda takip ettiği usule tarîkat adı verilmiştir.
Tarîkatler, metodlarına göre üçe ayrılır:
- Tarîk-ı Ahyâr: İbâdet ve takvâ üzerinde yoğunlaşan tarîkatlerdir.
- Tarîk-ı Ebrâr: Nefsi, çile ve hizmet ile terbiye etmeye ağırlık veren tarîkatlerdir.
- Tarîk-ı Şüttâr: Aşk ve vecd ile hedefe vâsıl olmayı gaye edinen tarîkatlerdir.
Aslında bu üç vasıf da derece farklarıyla bütün tarîkatlerde ortaktır. Hepsinin gayesi; kulu, Cenâb-ı Hakk’a râm edebilmektir. Ancak kimin mizâcı hangisiyle mütenâsip ise, o tarîkate intisâb eder.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Sual ve Cevaplarla Tasavvufi Mülahazalar, Yüzakı Yayıncılık









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!