Cenâb-ı Hakk’ın, velî kullarına bahşettiği yüksek tasarruf ve meziyetleri, Mevlânâ Hazretleri şöyle dile getirir...
Hak dostları, îmân ehli olup da istidadlı bulunan kimseler için bir mıknatıs gibi câzibe merkezleri olduklarından, toplumun bütün kesimlerine bir şefkat ve muhabbet kucağıdırlar. Zîrâ, onları Cenâb-ı Hak sevdirir.
Hazreti Mevlânâ Mesnevi'de Hak dostlarına Allah'ın ihsan ettiği kudreti şöyle anlatıyor.
Allâh’ın murâdı, dünyanın tamamıyla harap olması, ehl-i dünyanın tamamen ehl-i âhiret olması değildir. Kıyâmete kadar halkın kiminin sâlih, kiminin fâsık, kiminin uyanık, kiminin gâfil olması, ilâhî hikmet gereğidir. Bu sebeple hakikatin hikmetine âşinâ olanlar, bu konuda sözün yularını çekerler.
Velî, “türbe ve hırka sahibi olan” demek değildir. “Dervişlik olaydı tâc ile hırka, Biz dahî alırdık otuza-kırka.” diyen Yunus bu husûsu ne güzel ifâde etmiştir.
Çanakkale gâzilerinden merhum Lâdikli Ahmed Ağa’nın şâhid olduğu ibretlik hâdise, Çanakkale'de o sıkıntılı günlerdeki ilâhî yardımın tezâhürünü gösteriyor.
Kelâmî Dergâhı postnişîni Muhammed Esâd Erbilî Hazretlerine bağlanmak isteyen bir müderrisin Es’âd Efendi ile arasında geçen ibretlik hadise...
Rivayete göre zenginin biri Aziz Mahmud Hüdâyî’nin büyüklüğünü yakından görmek ve biraz da sınamak üzere huzuruna gelir ve orada şunları yaşar...
Çanakkale harbindeki îman ordusunun erleri, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mânevî terbiyesinde yetişmiş bulunan ashâb-ı kirâmın ahlâkını kendilerine numûne almış ve onların mâneviyatına gönül vermiş kimselerdi. Bunlardan biri olan er Hüseyin'in ibretlik hikâyesi...
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yetkilileri, velilere, çocuklarının takdir ve teşekkür belgelerini sosyal medya üzerinden paylaşırken dikkatli olmaları uyarısında bulundu.