Vakıfların da târih boyunca büyük hayırlara vesîle olduklarını görüyoruz. Bir hayır müessesesi olarak vakıflar...
Vakıf nedir? İlk vakıf ne zaman kuruldu? İlk vakıf sistemi nasıldı? Vakıflar niçin kurulur ve faaliyetleri nelerdir? İslam'da vakıf ne demektir? Vakıf insanı kimdir? Vakıf bedduası nedir? Osmanlı vakıf medeniyeti ve daha bir çok konuyu sizler için derledik...
Hz. Ömer -radıyallahu anh- Hayber'de kendisine ganimet olarak düşen araziyi vakıf kültürü için örnek teşkil edecek bir vasiyetnâmeyle vakfeder.
Hak dostları, toplumlara; dâimâ kılıç fetihlerini gönül fethine, maddî îmarları da mânevî îmâra dönüştüren bir mâneviyat kevseri sundular. Onların mübârek ellerinde; muhâcir kuşlara bile merhamet tevzî eden bir vakıf medeniyeti meydana geldi. Toplumda müstesnâ bir kardeşlik yaşandı. Gönüller te’lif oldu. Fakir ile zengin, asil ile köylü arasında hiçbir zaman uçurumlar oluşmadı. Yetimin ve dulun bulunduğu mahalle, onların teminâtı oldu. Böyle gönülleri kaynaşmış bir cemiyette; dram ve cinnetler yaşanmadı, depresyonlar görülmedi, intiharlar duyulmadı…
Bursa'nın Keles ilçesinin 400 nüfuslu Belenören Mahallesi sakinleri, Somali'de 5 su kuyusu açtırdı, Pakistan'da 5 ev inşa ettirdi, Suriye'ye gıda yardımında bulundu.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in terbiyesinde yetişen ashâb-ı kirâm, O’nun cömertlik ve diğergâmlığından da büyük bir nasîb almışlardı. Bugün bizim için en çarpıcı örneklerden biri, İbn-i Ömer Hazretleri’nin, sofrasında bir yetim olmadan yemek yemediği, her sofrasında muhakkak bir yetimin bulunduğu rivâyet edilir.
Tespit edilebilen 26 bin küsur vakfa sahip olan Osmanlı Devleti'nde, hanımların vakıflara yönelik katkısı da azımsanamayacak kadar fazla idi. Bir vakıf medeniyeti olan Osmanlı'da, hanım sultanların vakıflar aracılığıyla yaptırdığı yüzlerce cami, medrese, dâru'ş-şifa, hamam gibi eserlerin önemli bir kısmı da günümüze intikal etmeyi başardı. İşte o tarihî eserlerden bazıları... Nur Banu Valide Sultan
İngiliz araştırma şirketi Oxfam tarafından yayınlanan bir rapor dünyadaki gelir dağılımındaki adaletsizliği bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır. Buna göre dünyanın en zengin 85 kişisi, üç buçuk milyar insanın sahip olduğu servete sahiptir. Yani bu 85 kişi dünyanın yarısının gelirine maliktir.
Yıllardır yurt içi ve yurt dışında birçok alanda hizmet vermeye devam eden Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı’nın eğitim alanında verdiği hizmetlere bir yenisi daha ekledi. "Hüdâyi Dersaadet Eyüp Sultan Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdu" açıldı.
İhlâs, hizmetin en mühim sıhhat şartıdır. İhlâsın olduğu yerde tefrika, benlik ve ihtiraslar kaybolur. Böylece nefse pay çıkarma yolu tıkanmış olur; hizmet yolundaki engeller de asgarîye iner.