vakıf

İslam Medeniyetinde 'vakıf İnsanlar'

Her medeniyet, kendi insan tipini vücûda getirir. O insan tipi de, mensup olduğu medeniyetin sıfat ve karakterleriyle âhenk arz eder. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan şahsiyetinin zirvesi ise; gönüllerini bütün mahlûkâtı şefkatle kucaklayan bir rahmet dergâhı hâline getirmiş olan “vakıf insan”lardır.

Süleyman Peygamber Olsan Ne Çare

İslam Medeniyetinde vakıf malı, Allah’ın emaneti olarak kabul edilir. Süleyman -aleyhisselam- ve Salih -aleyhisselam-’ın rivayetleri, bu hakikatin önemini idrak etme noktasında, önemli birer levha hükmündedir.

Osmanlı Vakıflarının Özellikleri

Osmanlı’da kurulan vakıfların çeşitlerini ve hizmet sahalarını tam olarak tespit ve tâdâd etmek mümkün değilse de bunların kapsayıcılığı hakkında bir fikir sâhibi olabilmek için birkaç ehemmiyetli misâli zikretmekte fayda var.

Hizmet Nimettir

Cenab-ı Rahman’ın sunduğu hizmet sahası öylesine geniştir ki, her fıtrat, bu hizmet dairesi içerisinde kendisine yer bulur. Ecrin kaynağı, hizmetin şekli değil, niyetin şeklidir.

Malını Müslümanlara Vakfeden Allah Dostu

Ubeydullah Ahrâr Hazretleri, bütün gelirlerini, medreselerdeki ulemâya, talebelere; tekke, zâviye ve câmilerdeki sûfîlere; yolculara, ihtiyaç sahibi müslümanların istifâdesi için tesis edilen vakıflara akıtırdı.

Arş-ı Âlâ'ya Çıkacak Bayram Hediyelerimiz

Bizler, bugün âdeta bir yangın yeri olan Filistin, Sûriye, Arakan ve Afrika başta olmak üzere, zulüm altındaki bütün Müslüman kardeşlerimiz için bu kalbî hassâsiyeti ne kadar gösterebildiğimize dâir, nefislerimizi derin derin muhâsebe etmek mecburiyetindeyiz. Zira bu husus, hepimiz için son derece mühim bir din kardeşliği mes’ûliyeti ve âhiret vebâlidir. 

Allah’a Adanmış Mal

Vakıf, Allah’a adanmış maldır. Son derece hassas davranmak icab eder. Mütevelli ve yöneticiler, vakıf mallarında tasarrufta bulunurken, basiretli bir tüccar gibi davranmak mecburiyetindedirler. Aksi halde mânen mesul olurlar. Vakıf malında yapılan haksız tasarrufun dünyada helâlleşme mercii bulunmadığından, âhirete taşınan bir vebal yüklenilmiş olur.

Mânen Yükselmek İçin Neler Yapılmalı?

Hiz­met eden ki­şi, hiz­me­ti­ne de­vam et­ti­ği müd­det­çe mâ­nen de te­rak­kî et­me­li­dir. Gön­lü­nü Rab­bi­ne lâ­yık-ı vec­hi­le ve­rip ih­lâs, edep ve te­vâ­zu üze­re kul­luk va­zi­fe­leri­ni yap­ma­ya gay­ret et­me­li­dir.

Allah Yolunda Hizmet Dünyadakilerden Üstündür

İslâm ahlâkının esâsını ararsak, onu, Rabb’e aşk ve ihlâs ile yönelişte; bu yönelişin yegâne nişanını da hiç şüphesiz “hizmet”te buluruz.

En Büyük Hayırlardan Biri

En büyük hayırlardan biri, bir insan ihyâsı ve inşâsıdır. Zira biliyoruz ki “Bir insanı diriltmek, bütün insanlığı diriltmek gibidir.” (Mâide 5/32) İnsanı diriltecek nefha ise, gönlü diri ve heyecan dolu samimi bir insandan üflenecek nefhadır.