Sultan 2. Bâyezîd-i Velî Han, 1481 yılında pâdişah olduktan sonra, saltanatının ilk 14 yılını kardeşi Cem Sultan ile uğraşmakla geçirdi. Bu durum da, hristiyanlık âlemine karşı belli ölçüde âtıl davranmasını îcâb ettirdi.
Bağımsız Doğu Türkistanlılar Derneği Genel Başkanı Erkinbeğ Uygurtürk, Çin'in Doğu Türkistan'daki baskı ve zulümlerinin arttığını belirterek, "Çin, namazda Fatiha Suresi okunduktan sonra yüksek sesle 'amin' demeyi bile yasakladı" dedi.
Haçlıların Korkulu Rüyâsı, Niğbolu Fâtihi, İklîm-i Rûm Pâdişâhı Yıldırım Bâyezîd Han (1360-1403) dördüncü Osmanlı pâdişâhıdır. Girdiği harplerde gösterdiği cesâret ve askerî manevra kâbiliyetinin son derece sür’atli olması dolayısıyla kendisine askerlerce «yıldırım» lâkabı verilmiştir. İşte onun cenglerle geçen iman dolu hayatı...
Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te polis pazarlarda başörtülü kadınları zorla merkeze götürerek açılmaları konusunda baskı yapıyor, başörtüsünü çıkarmayanlar yargılanıyor.
Cenab-ı Hak bir hadis-i kutsisinde “Levlâke levlak lema halaktül eflak: Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım[1]” buyurmaktadır. Alemlerin sahibinin bu lütuf ve tevccühüne, hitabına mazhar olan kişi şüphesiz ki Efendimiz Hz. Muhammed’dir –sav-. Cenab-ı Hak yüce kitabında “Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.[2]” buyuruyor.
Türk bilim adamları, yeni bir hastalık keşfederek tıp literatürüne girdi.
Asırlarca İslama hizmet edip bayraktarlığını yapan ecdadımızın güzel meziyetlerinden biri de misafirperverlikleri, dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin gelen bütün misafirlere hizmet etmeleri idi. İşte ecdadımızın bu güzelliklerine örnekler...
Diyanet İşleri Başkanlığı, hac farizasını yerine getirmek için kutsal topraklarda bulunan hacı adaylarının hac görevini sorunsuz bir şekilde tamamlayabilmeleri için 5 bin görevliyle hizmet veriyor.
Hayatının bir bölümünü Almanya'da geçirmiş olan Tarihçi-Yazar Kadir Mısıroğlu ile son zamanlarda dinlemeler ve fişlemelerle Türkiye kamuoyunda en çok konuşulan ülkelerden biri olan Almanya'nın, Müslüman Türklere yönelik tutumları hakkında konuştuk. Almanların özellikle Türk nüfusunun büyümesinden kaygı duyduğunu belirten Mısıroğlu, bu kaygının sosyolojik temellerini islamveihsan.com'a sizler için anlattı.