İslam'da edep kuralları nelerdir? Müslümanların uymaları gereken edep ve haya kuralları...
Velî kimdir? Veli kişi, Allah dostuyla dost, Allah düşmanıyla düşman olandır.
İbadetler belli zamanlarda îfâ edilirler. Fakat îman, kalbin Cenâb-ı Hakk’a dâimî bağlılığıdır. Bu sebeple kulluk için bir zaman dilimi yok. Rabbimiz’i hiçbir zaman unutmayacağız.
Takvâ sahibi kullar, tefekkürde derinleşirler. Açan çiçeklerin, öten kuşların, meyveli ağaçların, hepsinin lisânına âşinâ olurlar. Onlardaki zarâfet, incelik ve güzelliği, rûhânî hayatlarına aksettirirler. Çiçekler gibi ince ruhlu, meyveli ağaçlar gibi ikram sahibi olurlar. İşte bunlar, Allâh’ın, Kur’ân-ı Kerîm’de senâ ettiği bahtiyar kimselerdir.
Şeyh Seyfüddîn Hazretleri, mânevî heybet ve haşmet sahibi bir Hak dostu idi. Sultanlar ve emirler onun meclisinde hürmetle ayakta bekler, ondan evvel oturmaktan teeddüb ederlerdi.
Bu sûrede insan ruhuna zararı düşünülen, din ve dünya bakımından çekinilmesi, korunulması lâzım gelen şerlerin hepsi sayılarak onlardan Allâh’a sığınmak emredilmiştir. Kurtuluş, ancak bundadır.
Şeyh Sâdî buyurur: “Düşman gözüyle bakılırsa, hüner ve mârifet bile bir ayıp olarak görülür. Dünyaʼyı aydınlatan Güneş, yarasanın gözüne çirkin gelir. Biri, birisini sevmez ve ona sevmeyerek bakarsa, o, Hazret-i Yûsuf gibi güzel de olsa gözüne çirkin görünür. Lâkin sevgi gözüyle bakarsa, ifrit ve şeytan bile gözüne melek gibi görünür.”
Muhammed Bâkì Billâh Hazretleri, İslâm’ın emir ve yasaklarına son derece bağlı bir zât idi. Sık sık takvâ sahibi fakihlere mürâcaat ederdi. Helâl gıdâya çok ehemmiyet verir, hattâ yemek pişiren kişinin bile ihsân hâlinde olmasını, yani huzûr-i ilâhîde olduğunun şuuruyla hizmet etmesini, gâfil olmamasını isterdi.
"Veren el, alan elden daha hayırlıdır." sözü İslam dininin takvadaki üstünlüğe işaret eder. Yardım etmeye, geçimini üstlendiğiniz kimselerden başlayarak çevrenizdekileri gözetmek, onlara iyiliklerde bulunmak her Müslümanın görevidir.
Sahâbe, Resûl-i Ekrem’in sözleri karşısında ürperir, kalpleri titrer ve gözlerinden yaş akıtarak ağlarlardı. Bütün bunlar, samimiyetle inanmanın, itaat arzusu içinde olmanın, Allah ve Resûlü’nü sevip, saymanın birer göstergesidir. Kur’an ve Sünnet karşısında bizlerin de örnek almamız gereken davranışlardır.