Aile huzurunu baltalayan, saâdete gölge düşüren temel sebeplerden biri de memnuniyetsizliktir. Bu yüzden Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadîs-i şerîflerde bu mesele net bir şekilde ele alınmıştır.
Araştırmacılar, oruç tutmanın bilimsel faydalarını kanıtladı.
Yenidoğan bebeğe İslam'a göre neler yapılmalı? Her Müslüman anne-babanın evladı doğunca yapması gerekenler.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’nin, Şebnem dergisinin Ağustos 2014 sayısında, usta-çırak hikayesinden yola çıkarak, Müslümanın sahip olması gereken gönül dünyasına dair kaleme aldığı yazı...
Gelin-kayınvalide geçimsizliği ve çözüm önerileri nelerdir? Bir gelin kayınvalidesi ile nasıl geçinmelidir? Kayınvalide gelini ile nasıl bir ilişki sürdürmelidir? Gelin-kayınvalide ilişkileriyle ilgili yaşanan örnek olaylardan hareketle çözüm önerileri...
Sâliha kadının alâmetleri; güzelliğinin Allah korkusu, zenginliğinin kanaat, süs ve ziynetinin iffet olmasıdır.
"Yeni dünya düzeni"nde Allâh’a, âhiret gününe, Allah rızası için dostluk, kardeşlik, fedâkârlık ve infâka yer yok!. Bu yeni dünya düzeni, her ferdin, mutlu olmak ve var olmak için daha çok “çalıştığı”, daha çok “göründüğü” bir düzen… Ama görünen, sadece insanın dış görünüşü… Onu canlı, mutlu ve diri kılan mâneviyat yok olmuş. Âdeta ruhu çekilmiş bir ceset gibiyiz, bu kentin sokaklarında boy gösteren…
Mü’min, Allâh’ı kendisine “velî: dost” seçen kimsedir. Diğer dostları, Allah ile dost oldukları kadar ona yakın; O büyük ve yegâne dosta bigâne kaldıkları kadar kendisine de uzaktırlar. Böyle bir dostluğun neticesi de âhiretteki korku ve hüzünden emîn olmaktır.
“-Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi âhiret için çalışınız!” düstûru, mü’minlerin zihnindeki yolları açan temel bir işaret levhası gibidir. Çünkü bize, dünya ve âhiretin birbirinden ayrı olarak mâmur edilebilecek mekânlar olmadığını hatırlatır. Aksine, varoluşumuzun hakikatinde “Dünya, âhiretin tarlasıdır.” ve ikisi, birbirini var ederek tamamlar. Var olduğumuz şu dünyada, gerçeğimiz olan amellerimizin yansımasıdır, âhiret...
Mevlâna Celaleddin-i Rumi'nin Mesnevi'sinde geçen “çunki nâmahrem der âyed ez derem perde der pinhan şevend ehl-i harem” (Mesnevî, 1/2381) (Yabancılar kapımdan içeri girdiğinde, ev halkım perde arkasına gizlenir.) sözü ışığında sırları örtmenin hikmetinde neler saklı olduğunu öğreniyoruz.