Fâtih Sultan Mehmed’in, hiçbir sıkıntı ve meşakkatten yılmayarak Allah yolundaki şu samimî gayreti ve müslümanlara hizmet ufku, o mübârek ecdâdın torunları için muhteşem bir numûne-i imtisâldir:
İslâm’da, zikrettiğimiz farzların hâricinde başka ibadetler de vardır. Nâfile ibadetler, zikir, tesbîh, duâ, Kur’ân tilâveti gibi… Bu tür ibadetler için muayyen bir sınır tayin edilmemiş, herkesin gücü nisbetinde yapması tavsiye edilmiştir. Herkes bu ibadetleri ihlâs ve samîmiyetle yaptığı nisbette seviye kazanacaktır.
Hilye-i şerif ilk kimin tarafından yazıldı?
Hac; mal ve sıhhat yönüyle gücü yeten bir müslümanın, ömründe bir defa belirli günlerde Mekke’deki Kâbe’yi ziyaret ederek ve bâzı rükûnları yaparak îfâ ettiği bir ibadettir.
Müʼminler, bir Allâhʼa inanan, aynı Peygamberʼin ümmeti olan, aynı kıbleye yönelen, câmilerde omuz omuza saf tutan, birbirlerini kendisine emânet ve zimmetli gören din kardeşleridir.
Osmanlı döneminin en meşhur hattatlarından olan Hafız Osman'ın, bir kayıkçıyla yaşadığı ibretlik hikayesi.
Fâtih Sultan Mehmed Han, mânevî terbiyesinde yetiştiği hocası Akşemseddîn Hazretleri’ni çok sever, ona pek fazla hürmet ederdi. Sık sık ziyâretine gider; yanından, gönlü huzur ve sükûn içinde dönerdi.
Zekât ve sadaka verirken edebe riâyet etmek çok mühimdir. Bilhassa veren, alana teşekkür hissiyâtı içinde olmalıdır. Çünkü onu farz olan bir borçtan kurtarıp nice bereketlere nâil eylemektedir.
İstanbul’un fethinden sonra Fâtih Sultan Mehmed Han hocası Akşemseddîn Hazretleri’ne mürâcaat ederek Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin kabrinin bulunması için çalışma başlattı ve yapılan çalışma sonucu Eyüp'te kabri bulundu.
Osmanlı döneminde yetişen en önemli hattatlardan biri olan Karahisarî Efendi, Süleymaniye Camii'nin hatlarını yaparken âmâ oldu.