Hac ibadetini yerine getirmek için kutsal topraklara gelen ilk kafile bugün Medine kentine ulaştı.
Câhiliye döneminde insanlık koyu bir karanlığa gömülmüştü. Cehâlet katranlaşmış, sapıklık ve azgınlık çıldırmış, fitne ve fesat hortlamış, kan dâvâları sebebiyle çöller âdeta kan gölüne dönmüştü.
Uhud dağının eteklerinde müşriklerle yapılan ikinci savaşta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Müslümanlara arkadan gelebilecek saldırıyı önlemek amacıyla dağın eteklerine okçuları yerleştirmiş ve kendisi emir verene kadar bu tepeyi terk etmemelerini söylemişti.
Bizleri ilk başta, örneksiz ve tek bir hücremiz bile yokken var eden Allâh’ın gücü, biz ölüp gittikten, çürüyüp toz olduktan sonra da yaratmaya yeter. Gâfil insan ise hem dirilişi inkâr ediyor, hem de Allâh’ın yaratmasını...
Kendimize bakmalıyız. Kişiliğimizin hangi alanında nasıl bir işgal var, onu görmeliyiz. Hesaba çekilmeden önce kendi kendimizi hesaba çekmeliyiz. Bütün zamanların Mekke’lerinin içinden Medineler çıkar, Mekke’yi aşanlar Mekke’yi fethederler. Kendini fethedenler Mekke’yi fethederler.
Medine döneminde ilmin sahibi Ebû Hâris’e müslüman olmak nasip olmaz fakat kardeşi Kürz’e nasip olur. Nasıl mı?..
Bugüne kadar Türkçede hazırlanan en kapsamlı siyer çalışması olarak gösterilen, Mustafa Asım Köksal'ın Hz. Muhammed ve İslamiyet kitabının 8 ciltlik büyük boy baskısı Erkam Yayınları'ndan çıktı.