Peygamber Efendimizin hadislerinde ve özellikle de veda hutbesinde neyi yapmayın dediyse bugün tüm bu günahlar fazlasıyla yapılmaktadır. Müslümanların malları, canları, namusları kolayca heder edilebilmekte, hatta bazı Müslümanlar şüpheli/faizli kaynaklardan elde ettikleri kazançlar ile hayır işleri yapmaya kalkmaktadırlar.
Hiç şüphesiz ki insan, sevdiği kimsenin emânetine daha çok îtinâ gösterir. Ona en ufak bir zarar gelmesini arzu etmez. Tâbiri câizse ona gözü gibi bakar. Peki bizler Peygamber emanetleri olan Kur'an ve Sünnet'e ne kadar sahip çıkıyoruz?
İlim, onu kullananların kalbî durumuna göre faydalı veya zararlı olabilen, iki uçlu bir bıçak gibidir. Hayra da kullanılabilir, şerre de âlet edilebilir. Tarih boyunca zâlimler dâimâ nefsânî ihtiraslarına tâbî kıldıkları bir ilim ve kudretle zulmetmişlerdir. Firavun, Nemrut, Hülâgu, Atilla ve emsâli insan kasaplarını, bugün insanlık nefretle anıyor
Peygamberimiz’in sevgisine lâyık olmak için ne yaptığımıza bir bakalım. Günlük hayatımızda Kitap ve sünnete bağlılığı ne kadar gözetiyoruz? Sadece belli zamanlarda değil, her zaman Rabb-i Rahîm’in rızâsını, Rasûlullah (s.a.v.)’in hoşnutluğunu gözetmekte ne kadar titiz davranıyoruz? Peygamber sevgisini yetişmekte olan kuşaklara taşımayı ne kadar dert ediniyoruz?
Her geçen gün biraz daha yaşlanıyor ve farkında olmadan kesintisiz bir şekilde ölüme doğru yol alıyoruz. Bütün dünyevî varlıklar gibi fânîliğe mahkûm... Gerçek ve sonsuz hayat ise, beşikle tabut arasındaki mesafeye sığmayacak kadar ulvî ve ebedî bir hakikat!.. Böylesine sonsuz bir hayat karşısında dünya hayatı, deryadan bir katre kabîlinden değil midir?
Müslümanın hayatında vazgeçilmez iki temel öğe vardır. Bunlar Kur'an ve Sünnet'tir. Peki Peygamberimiz'in (s.a.v) bizlere emanet olarak bıraktığı Kuran ve Sünnet ile ne kadar muhatabız? Hayatımızın her alanında yer alıyor mu?
Dr. Adem Ergül bu yazıda, İslâm âlimlerimizin tespitlerinden yola çıkarak, varlık ve hâdiselere Müslümanca bir bakış çerçevesi sunmaya çalışıyor. Hem olması gerekene ve hem de olmaması gerekene kısa kısa dikkat çekiyor.
Kendimiz ve ailemize yapabileceğimiz en büyük iyilik nedir? Çocuklarımıza ebedi bir servet nasıl kazandırırız? İşte cevabı...
Abdullah Sert Bey, Nakşi Büyüklerinin Kitap ve Sünnette Olan Bağlılığnı anlatıyor...
Meselâ gönül dünyamızda “tasavvuf” mefhumunun müstesnâ bir mevkii bulunmaktadır. Fakat günümüzde pek çok dînî mefhum gibi “tasavvuf” da ağır ithamlara mâruz kalmaktadır.