Fuzûlî, bütün Türk illerinde tanınan, sevilen ve benimsenen bir şâirdir.
Bağdat’ın coğrafî yapısı bakımından Fuzûlî, bir ayağını çöle, bir ayağını da suya basmaktadır. Bu hâl dolayısıyladır ki o, suyun rahmet olmasıyla Hazret-i Peygamber’in âlemlere rahmet olması arasında bir teşbihten yola çıkarak meşhur Su Kasîdesi’ni yazmıştır. Böylece o, çöl için su ne ise, âlem için de Resûlullâh’ın o demek olduğunu, gâyet ince, zarif ve mükemmel bir şekilde dile getirmiştir.
Âzerbaycan Türkü olan Fuzûlî’nin adı Mehmed’dir. Babası, Hille müftüsü Süleyman Efendi’dir. Fuzûlî, çocukluk yıllarını, Irak Akkoyunlu Türk Devleti, gençlik yıllarını Safevî hükümdârı Şah İsmâil, olgunluk ve ihtiyarlık yıllarını ise Kânûnî Sultan Süleyman Han idâresinde geçirmiştir.
Namaz, İslam’ın temel ibadetlerinin başında gelir. Müslüman için namaz, Allah’ın huzuruna kabul anıdır. Müslüman, bu neşve ile “Allahu ekber” der namaza başlarken.
Hacettepe Üniversitesinde (HÜ) hizmete girecek "parçacık hızlandırıcı laboratuvarı"nda, alzaymır ve parkinson gibi nörolojik hastalıklar, belirtileri ortaya çıkmadan tespit edilebilecek.
27 Ekim 1991'de bağımsızlığını kazanan Türkmenistan'da, bağımsızlığın 24. yıl dönümü törenlerle kutlanıyor.
Hazret-i Mevlânâ’da “şeb-i arûs”, yani “düğün gecesi” olarak tezâhür eden ölüm telâkkîsi, Yûnus’ta da aynı şekildedir.
Yûnus Emre Hazretleri, ulaştığı mânevî mertebe ile aslâ kibirlenmez. O, rehberlik ve mürşidlik vazifesinde öyle muhteşem bir tevâzûya bürünmüştür ki, mürîd kim, mürşid kim ayırt edilemez hâle gelmiştir.