İnsan, Allâh’ın sanatındaki hârikulâdelikleri ne kadar çok öğrenir ve üzerinde ne kadar tefekkür ederse, O’nun celâl ve azameti hakkındaki mârifeti, yani Hakk’a yakınlığı da o nisbette artar.
Kader, imân esaslarımızdan biridir. Rabbimiz’in ilim ve kudretinin sonsuzluğunun îcâbı olan kader sırrını akılla idrak ve îzah edemeyiz. Bu noktada, insanın; acziyetini ve hiçliğini idrâk edip teslîmiyetin sükûnuna dalarak, îmânın huzuruna ermesi îcâb eder.
Peygamber Efendimiz, pek çok hadislerinde kurban kesmenin sevap ve faziletlerine yani bize bu dünyada ve mead (ahiret) âleminde kazandıracağı mükâfatlara işaret eder.
Kurbanın veya eti yenen hayvanların yenmesi haram olan organları var mıdır? Bir hayvanın hangi organları yenmez? Bu organların ne yapılması gerekir?
Bir Müslüman için en zor ve sıkıntılı anların en güzel mirası: “Hasbünallâhu ve ni’mel vekîl; Allah bize yeter! O, ne güzel vekildir…” demek.
İslam'a aklımızla mı yoksa kalbimizle mi inanmalıyız? İslam'da felsefenin yeri nedir? "İslam Felsefesi" tabiriyle neyi anlamalıyız? İşte bu soruların cevapları...
Batı’da, Hristiyan ülkelerde, kapitalizm ile dînin karşılaştığı bütün sahalarda din kenara çekilip, yerini kapitalizme bıraktı. Türkiye ise yeni kapitalistleşen bir ülke. Kapitalizmin etkisi arttıkça Müslümanların yaşadığı kişilik kaybı böyle bir durumdan kaynaklanıyor. Kapitalizm, iktisâdî ve ictimâî sahada Müslümanların belini bükebilir mi?
Yüzakı Dergisi, 161. sayısında sene-i devriyesinde 15 Temmuz’u dosya olarak işliyor.
Allah'a iman etmek ve mükâfatını O'ndan beklemek (ihtisab) her ibadetin sıhhat ve makbuliyet şartıdır. Ramazan orucunu inanarak ve karşılığını Allah'tan umarak tutmak, geçmiş günahlardan arınma sebebidir.
Ramazan-ı şerif, hem bir şifâhâne, hem bir diriliş ve gelişme ve hem de yeni yeni açılımların ve terakkilerin mevsimidir. Arınma, affedilme ve nice nice faziletlerle bezenme ayıdır. Bu anlamda Ramazan-ı şerif ayı hem ıslah, hem ihyâ ve hem de inşâ ayı olarak değerlendirilebilmelidir.