Hz. Ebubekir’in Peygamber Efendimiz’e Eşsiz Muhabbeti

Hz. Ebû Bekir’in Peygamber Efendimiz’e olan derin sevgisi, hasreti, fedakârlığı ve gönülden bağlılığını anlatan ibretli bir kıssa.

Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’le her yeni buluşma ve sohbetinde ayrı bir vecd ve istiğrak hâli yaşardı.

HZ. EBÛ BEKİR’İN RASÛLULLAH’A EŞSİZ MUHABBETİ

Huzurlarındayken bile O’na olan muhabbet ve hasreti teskîn olacağı yerde daha da ziyâdeleşirdi.

Nitekim bir gün, bütün servetini Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in huzûruna getirip cân u gönülden infâk ettiğinde, muhabbet ve iltifat dolu sözlerle medh-i Peygamberîye nâil oldu. Hâlbuki Hazret-i Sıddîk, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in aşkıyla benliğinden geçip âdeta Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in varlığında vücut bulduğu için, iltifaten dahî bir “muhâtap” kabûl edilmenin zımnında bulunan, başkalarından biri olarak görüldüğü hissi, ona hayli ağır geldi. Bu hissiyat içinde, rûhunun derinliklerinde, firkat ateşlerine benzeyen yakıcı bir ıztırap duydu. Başkaları gibi telâkkî edilme endişesi içerisinde:

“–Yâ Rasûlâllah! Malım, canım ve her şeyim, Siz’in için değil midir?” dedi. (Bkz. İbn-i Mâce, Mukaddime, 11)

Hazret-i Mevlânâ’nın gönül dilinde:

“Altın ne oluyor, can ne oluyor?.. İnci mercan da nedir; bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye fedâ edilmedikten sonra?!” kelimeleriyle ifâde edilen hakîkat, sanki onun bu hâlini resmediyordu.

HZ. EBÛ BEKİR İLE RASÛLULLAH ARASINDAKİ GÖNÜL BAĞI

Yine bir gün gönüller sultânı Fahr-i Kâinât Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in rahatsızlandığını duyan Hazret-i Sıddîk, üzüntüden kendisi de yatağa düşmüştü.

Bu aynîleşme sebebiyledir ki Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de:

“–Ebû Bekir bendendir, ben de ondanım. Ebû Bekir dünyada ve âhirette kardeşimdir.”[1] buyurarak mânâ âlemindeki beraberliği ve kalpten kalbe gerçekleşen hâl akışını ifâde etmişlerdir.

RASÛLULLAH’IN HZ. EBÛ BEKİR’E VEFASI VE MUHABBETİ

İmâm Buhârî, bu hususta şöyle der:

Ebû Bekir Sıddîk Hazretleri, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in rûhâniyet cihetinden, yıkanma ve temizlenme yerlerinde bile gözünün önünde kalmasından şikâyet etti. Yani Hazret-i Sıddîk, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mübârek sûretleriyle mânevî tecessümünden ayrılamadığını kendilerine arz etti.”

Hazret-i Ebû Bekir’in bu hâli karşısında Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de ölüm döşeğinde iken:

“Bütün kapılar kapansın; yalnız Ebû Bekir’inki kalsın!”[2] iltifatıyla, karşılıklı kalbî akımı ne güzel ifâde buyurmuşlardır.

Dipnotlar:

[1] Tirmizî, Menâkıb, 20.

[2] Bkz. Buhârî, Fedâilü’l-Ashâb 3, Mesâcid 80.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Muhabbeteki Sır, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

HAZRET-İ EBÛBEKİR'İN PEYGAMBER EFENDİMİZ'E OLAN SEVGİSİ

Hazret-i Ebûbekir'in Peygamber Efendimiz'e Olan Sevgisi

ALLAH RESÛLÜ’NE MUHABBETLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Allah Resûlü’ne Muhabbetle İlgili Örnekler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle