Peygamber Efendimiz’in Dilinden Kurbanın Fazileti

Peygamber Efendimiz, pek çok hadislerinde kurban kesmenin sevap ve faziletlerine yani bize bu dünyada ve mead (ahiret) âleminde kazandıracağı mükâfatlara işaret eder. 

Peygamberimiz, kurban bayramı günü, kızı Hz. Fatıma’ya (r.a.) şöyle buyurur:

“Ey Fatıma! Kalk, kurbanının yanında bulun, şunu iyi bil ki; onun kanından yere düşen ilk damla ile, işlemiş olduğun günahların tümü affedilir. Kurban kesilmeden önce şöyle dua et: ‘Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi içindir. Onun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben Müslümanlardanım.”

Bu sırada Peygamberimizin yanında bulunan sahabeden İmran b. Husayn şöyle bir soru sorar:

Ey Allah’n Resulü! Bu (bağışlanma ve sevap) yalnız senin ehl-i beytine mi mahsustur, yoksa tüm Müslümanlar için de durum aynı mıdır? Resul-i Ekrem Efendimiz de:

“Tüm mü’minler için aynı sevap vardır.” buyurur. (Heysemi, Mecmeu’z-Zevaid, c. IV, s. 17; Hakim, el-Müstedrek, c. IV, s. 222.)

KURBAN KESMENİN SEVABI

Zeyd İbnu Erkam (r.a.) anlatıyor: Bir gün Resulullah’a şöyle sorduk:

“Ey Allah’ın Resulü, bayram günü kesilen şu kurban nedir?”

Peygamberimiz şu cevabı verdi:

“Bu, babanız İbrahim’in (a.s.) sünnetidir. (Onun zamanından beri devam eden bir ibadettir.)”

Bunun üzerine biz: “Kurban kesersek bize ne gibi bir sevap var Ya Resulullah!” diye sorduk.

Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Kurbanın her bir kılı için bir sevap.”

O zaman, dedik: “Kesilen kurban, (koyun, kuzu gibi) yünlü ise sevap nasıl olacak.

Peygamberimiz de: “Yünün her bir kılı için de bir sevap var!” buyurdu (İbn Mace, Edâhî, 3)

KURBAN BAYRAMI’NDA YAPILACAK EN FAZİLETLİ İŞ

Hz. Ayşe’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Peygamberimiz şöyle buyurur:

Kurban Bayramı günü âdemoğlunun yapacağı en faziletli iş kurban kesmektir. Şüphesiz o kurban kıyamet gününde, boynuzları, kılları, çatal tırnaklarıyla (sevap olarak) gelecektir. O kurban, daha kanı yere düşmeden önce, Allah katında (makbul bir davranış olarak sevap defterine) kaydedilir. Bu yüzden nefislerinizi onunla temiz hale getirin.” (Tirmizi, Edâhî, 2).

Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurur:“Kurban kesen kişi, hayvanın her bir tüyü için sevap kazanır.” (Tirmizî, Edâhî 1; İbni Mâce, Edâhî 3)

Hasan bin Ali (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet eder:

Kim ki gönül hoşnutluğuyla ve kestiği kurbanın sevabını Allah’tan umarak kurban keserse, bu onun için Cehennem ateşine karşı perde olur.” (Timizi, Kıyame, 50)

Kaynak: Dr. Recep Özdirek, Kurban İbadeti, Erkam Yayınları

HZ. MUHAMMED (S.A.V.) KİMDİR?

Hz. Muhammed (s.a.v.) Kimdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.