Peygamber Efendimiz Mus'ab bin Umeyr'i (r.a.) Görünce Neden Ağladı?

Peygamber Efendimiz’in Mus'ab bin Umeyr’i (r.a.) görünce neden ağladığını ve dünya nimetleri karşısındaki ibretlik sözlerini anlatan kıssa.

Hazret-i Ali radıyallahu anh naklediyor:

MUS'AB BİN UMEYR’İN PEYGAMBER EFENDİMİZ’İ DUYGULANDIRAN İBRETLİK DEĞİŞİMİ

“Biz, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte Mescid’de oturuyorduk. Musʻab bin Umeyr çıkageldi. Üzerindeki, kürk parçalarıyla yamanmış hırkasından başka bir şeyi yoktu.

Allah Rasûlü, Musʻab’ı görünce, onun Mekke’de nîmetler içindeki hâliyle şimdiki hâlini düşündü ve mübârek gözleri yaşardı. Sonra da şöyle buyurdu:

«–Biriniz sabahleyin ayrı, öğleden sonra ayrı güzel elbise giydiği, önüne bir tabağın konulup ötekinin kaldırıldığı, evlerinizi Kâbe’nin örtüldüğü gibi örtülere büründürdüğünüz (yani dünya nîmetlerinin önünüze serildiği) zaman, hâliniz nice olur?!»

Ashâb-ı kirâm:

«–Ey Allâh’ın Rasûlü, elbette o gün hâlimiz bugünkünden daha iyi olur. Çünkü o zaman (bugünkü sıkıntılarımız ve) geçim derdimiz olmaz, kendimizi tamamen ibadete veririz.» dediler.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise şöyle buyurdu:

«–Bilâkis bugün siz, o günkünden daha hayırlı durumdasınız.»” (Tirmizî, Kıyâmet, 35/2476)

Hisse:

Âyet-i kerîmede buyruluyor:

“…Sizin için daha hayırlı olduğu hâlde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu hâlde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (el-Bakara, 216)

Çoğu insan, yoksulluk ve mahrumiyetin mutlak mânâda bir “şer” olduğunu; zenginlik ve maddî refahın ise, “hayır ve saâdet” sebebi olduğunu zanneder.

Hâlbuki îman penceresinden bakıldığında gerçek saâdet, kulun Hak katındaki vaziyetinin güzel olmasıdır. Buna göre müʼmin, kendisini varlıkta mı yoksa darlıkta mı istikâmette tutabiliyorsa, o hâli nîmet bilip şükretmelidir.

Nitekim bir hadîs-i kudsîde şöyle buyruluyor:

“Bazı mü’min kullarımı ancak zenginlik sağlam (bir müslüman) eyler; onu fakir etsem, bu durum onu ifsâd eder.

Bazı mü’min kullarımı da fakirlik sağlam tutar; ona rızkı bol versem bu durum onu ifsâd eder.

Bazı mü’min kullarım, kullukta bir derece ister. Fakat Ben ucba girmesin, böylece kendini beğenmesi onu ifsâd etmesin diye, bu isteğini ona vermem.

Bazı mü’min kullarımın îmânını ancak sıhhat sağlam tutar; onu hasta etsem bu durum onu ifsâd eder…

Ben kullarımın işlerini, kalplerine dâir ilmimle tedbir ederim; Ben her şeyi bilen ve her şeyden haberdâr olanım.” (Beyhakî, el-Esmâ ve’s-Sıfat, s. 122)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

MUS’AB B. UMEYR (R.A.) İMANI İÇİN NELERDEN VAZGEÇTİ?

Mus’ab b. Umeyr (r.a.) İmanı İçin Nelerden Vazgeçti?

MUS’AB BİN UMEYR’İN (R.A.) İSLAM’A ADANMIŞ HAYATI

Mus’ab bin Umeyr’in (r.a.) İslam’a Adanmış Hayatı

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle