Hak dostları

Hakk Yolunda Berrak Bir Ayna

Hak dostları; Dînin zâhir ve bâtınını lâyıkıyla mezcederek şahsiyetlerine nakşetmiş; takvâ yolunda kalben merhaleler katederek davranış mükemmelliğine ve “peygamber vârisliği” şerefine nâil olmuş kimselerdir.

Allah Dostlarının Tamirhanesi

Dostluğun, Allahʼtaki kaynağına ulaşan Şâh-ı Nakşibend, Geylânî, Mevlânâ, Yûnus ve Hüdâyî misâli Hak dostları, ebediyyen bütün insanlığın dostu oldular. Sevdiler, sevildiler. Dünya hayatlarından sonra da dostluk ve muhabbette ebedîleştiler, fânî gök kubbede hoş bir sadâ bıraktılar. Tarihteki büyük zâlimlerden Firavun, Nemrut, Ebrehe, Hülâgu ve günümüze kadar gelen bütün benzerleri ise, insanlığın düşmanı ve yüz karası oldular. Hiç sevilmedikleri gibi, hatırlarda zulüm sembolü olarak kaldılar. Saltanatları da hüsranla son buldu.

Hazreti Ebu Bekir'in En Büyük Kerameti

Hazret-i Ebû Bekir (r.a.)'ın en büyük kerâmeti; en çetin imtihanlar karşısında bile sarsılmayan îmânı ve Rasûlullah (s.a.) Efendimiz’e olan eşsiz muhabbet, sadâkat, teslîmiyet ve itaatidir.

Bir Kez Tıraş Etti 40 Yıl Duasını Aldı

Horasan melik ve kahramanlarından Amr bin Leys’i vefâtından sonra sâlih bir zâtı rüyâsında görür. Rüyada, Mekke'de parasını kaybeden bir adamın Allah rızası için berberden kendisini tıraş etmesini istediğini görür. Elindeki işi bırakıp sırf Allah rızasını gözeterek parasız adamı tıraş eden berbere, geceleri kalkarak 40 yıl boyunca samimiyet ve ihlasla dua eden bu adamın hikayesi...

Hak Dostlarının Kur’ân Tilâveti

Hak dostlarının Kur’ân tilâveti nasıldı? Hak dostları Kur’an ile amelleri ve münasebetleri nasıldı?

Allah Dostluğuna Ermenin Yolu

Hak dostluğuna ermenin yolu nedir? Hak dostlarının özellikleri nelerdir? 

Dünya Sevgisi Bulaşmamış Kalp

Fuzuli, gerçek saadeti Allah sevgisinde arayanlardandır.

Sünneti Terk Etmek Dinin Yok Olmasının Başlangıcıdır!

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i tanımanın ve O’na muhabbetin en büyük delîli, O’nun sünnetini güzelce tatbik edebilmektir. Kalplerde muhabbet-i Muhammedî olmadan sünnete ittibâ, sûretâ ve zoraki bir ittibâdır ki, gönül feyzinden, rûhâniyet ve mânevî bereketten mahrumdur. 

Kur’an-ı Kerim’i Tefekkür Ederek Okumak

İslâm âlimleri, Kur’ân kıraatinden maksadın; onun hikmet ve mânâlarını tefekkür etmek ve muktezâsınca amel etmek olduğunu söylemişlerdir.

Yakub Çerhi Hazretlerinin Manevi Yolculuğu

Yâkub Çerhî Hazretleri'nin manevi yolculuğu (seyru süluku) hakkında şöyle söylüyor: "Tasavvuf’un gâyesi, kalbin Cenâb-ı Hak ile huzur bulmasıdır, Rabbe vuslattır."